22 Mayıs 2009 Cuma

Doğuştan Kadersiziz...

Bir çok yeti dağıtılırken kaypaklıktan kaçınılmamış ve erkekler hep yarım yamalak inşaa edilmiştir... Bildiğin malzemeden çalınmış, biz erkekler üzerinde çalışılırken...
Bir kere fiziki olarak erkek, kesinlikle dezavantajlar ülkesidir... Müstehçen işler yaparken bile, ağzına sıçılır bildiğin...
Eğer partnerinle ilk seferinse, odaklanmamak gibi bişeye yer yoktur, çünkü senin tutarsızlıkla ödüllendirilmiş bi yanın vardır. Kafasına göre takılır, hayat umrunda değildir, senin yapmaya çalıştığın işe saygı göstermeme gibi bi lüksü vardır, saygısızdır hem...
Kadın denen mucizevi yaratık öyle değildir ama. Odaklanma gibi bi arayış içerisinde değildir, müstehçen işin orta yerinde kitap okuyabilir, boş zamanlarında yaptığı hobilerin alayını aynı anda yapabilir, örgü örebilir, yarın ne giyeceğini düşünebilir, saçını nasıl kestireceğini hayal ederken, yeni saç modeline uygun bi makyaj taslağı çıkarabilir. Onun hiç derdi tasası yoktur aslında...
"Bu gece olmaz rıfat, başım ağrıyor" yalanı, aslında erkekleri kurtarır. Ki erkekler de, (yarım olmamıza veriyorum bunu) bu durumdan rahatsız olur... Hadi lan ordan! Kadın düşünceli, kadın, aslında senin bugün yorgun olduğun için, düşük performans sergileyip psikolojinin bozulmasından korkuyor... Kıymetini bilsene... Sonra bunun üzerine tartışmalar yaşanır birde, çok ayıplarım, kınama getiririm...
Bence bu "başım ağrıyor" olayını, ilk erkekler kullanmaya başladı, sonrasında kadınlar, bu güzelim bahaneyi sahiplenip, "ipler benim elimde nabeeer!" naniğini yapıştırmak için, harekete geçtiler ve başardılarda...
Sonra erkeklerin vücudunda, bakıldığında "ouuuuwwww!" hayranlık efektini uyandırabilecek bir tek nokta var (o da bütünüyle bakıldığında.. Ayrı ayrı ele alındığında, komik olur be!). Kadınlar öyle mi abi? Sorarım sana öyle mi? Topukları bile rant sağlamaya yeterli bence, böylesi güzel, böylesi çekici yaratılmışlardır...
Bizde üretim hatalarıyla doluyken, onlarla boy ölçüşmek durumuyla başa çıkmaya çabalar dururuz...
E sonra bilim adamlarının da içinde bulunduğu, kadınlara hizmet eden kozmetik diye bir düzen var. Erkeklerin en büyük kozmetik kozu nedir abicim, yüzdeki yanmayı azaltmak için traş losyonu... (deo, parfüm filan zaten fix) Kadınlarda öyle mi bu? Sayayım mı şimdi burda, gerek varmı yani yazının uzunluğuna tecavüz etmeye?
Tekstiliydi, ayakkabısıydı, hediyelik eşyasıydı, böyle sektörlerin de, bu dengedeki dengesizliğin mimarlarından bir kaçı olduğunu da söylemeden edemeyeceğim...
Bi erkeğe hediye alıcaksın mesela, nedir abi. Saat al, tişört al, bedenini bilicek kadar yakınsan, güzel bi pantolon al, parfüm al, ohh, erkek tav bildiğin... Erkek; herşeyden önce karşı taraftan hediye alma sanatından uzak bi şekilde yaşar ve yaşamını sonlandırır müdür. Birileri ona durduk yere hediye almaz. Hediye alınsa da, şaşırmaz ki... Bi paket gelir süslü janjan kaplı, kare ebatlarındadır, açarsın, hoop, içinden bi tişört çıkar. Mutlu olursun... Ufak bi kutu gelir, o da kare boyutlardadır, saatin modelini beğenmeyi umarak açarsın ki, o kutudan saatten başka birşeylerin çıkma ihtimali yoktur...
Ben iyi hatırlıyorum, on yedime girdiğimde, üç farklı kişiden kol saati gelmişti hediye olarak... O da barışmak isteyen ve hemcinslerinden bi adım önde olmak için yanıp tutuşan eski kız arkadaşlarımdı... Üçünü de birer hafta aralıklarla takıp, geri yollamıştım kendilerine... (saatleri kullandım sadece.. :D)
Bayanlara hediye almak bu kadar basit değil! Gerçekten, herşeyden önce, tatminkarlıklarını sağlayabilmeyi becerebilmek, büyük iş vesselam... Çünkü onlar, donanım bazında erkeklerden bi aşama üstün! Ne alırsan al, hep daha iyileri mevcut... Pırlanta madeni al, işlenmemiş lan bunlar diyip kafana atar tüm pırlantaları... Kadınlar böyle abi...
Dahasıda var, dahasıda var ama, şimdi değil ;)
İşte öyle sevgili blog... Neler çekiyoruz, bi bilsen... Nelerle yaşıyoruz... Ahh ah...

21 Mayıs 2009 Perşembe

Erkek Piskolojisi Episode 1

İlk yazım olucağından kimseyi okutturmakla yormiyacam diğer episode'larda daha kapsamlı anlatımlar sergilemeyi düşünüyorum ama şimdilik ben daha iyisini yazana kadar en iyisi bu.

Yolda görülen güzel bir kız ve sonrasında yaşanan klasik açılma diyalogları

A:Kıza bak tam benlik
B:Eee git açıl
A:Ne diyecem
B:Senaryo yazma burda git yanına selam ver gerisi gelir.

Genelde yanında konuştuğun hem cinsininde aklında hiçbirşey yoktur. Ama hep bilmiş ayağına yatıp sana cesaret ve gaz veremeye çalışır.

A:Denesem mi???
B:Dene lan! tabi ölümlü dünya, hem koskoca İstanbul bir daha kaç kere yüzünü görücek.

Şeklinde süper gazlar verilir. Ama çocuk yine açılamazsa durum arkadaşının yürü git bir kıza açılamıyorsun delikanlı gibi tripleriyle geçer. Bunun üzerine dayanamayan çocuğun mazereti hazırdır.

B:Bir kızla konuşamıyorsun yürü git bir daha şu güzel bu güzel deme bana
A:Tek olsa konuşurdum, ciddi bak, valla lan, yeminle bak şurdan iki adım atmak nasip olmasın.

Bunun ardından moral çöküşüne geçen, teklifte zorlanan kişi ve onun durumunun farkına varan arkadaşı bu sefer destek çıkar ama bu hem züürt tesellisidir hemde yeni bir gaz taktiğidir.

B:Boşver lan! kızmı yok koskoca İstanbulda sana
A:Dimi lan! Boşver zaten bekarlık sultanlık be abi
B:Tabi ya bulup ne yapcan iki gün takılacan dır dır başının etini yiyecek, kapris yapıcak vs.

Yolda dolaşmak üzere çıkıpta güzel bir kız görüldükten sonra yaşanan erkek diyolagaları genelde bu ve benzer şekillerde geçiyor, itirazı olan???

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Bu gece o gece...

Arkadaşlar;

Önemli bir duyuru yapıyorum, ona göre.

Bildiğiniz gibi -bilmiyorsanız da cümle sonunda öğrenmiş olacaksınız-, bugün İstanbul Kadıköy'de UEFA Kupası finali oynanıyor, Almanların Werder Bremen'i ile, Ukraynalıların Shakhtar Donetsk takımları arasında. Biliyorsunuz ki her iki ülkenin de bayanları -özellikle Ukrayna'nın- farklı özellikleriyle öne çıkar, biz Türk erkekleri tarafından hep sevgi ve aşkla hatırlanırlar.

İmkanı olanlar saat 12 gibi Kadıköy'de olsun. Yenilen tarafı teselli eder, kazananlarla beraber kutlama yaparsınız. Tabii bayan misafirler için geçerli bu. Gidip elin adamlarına sarılmayın...

Benim için de eğlenin diyorum, o kadar.

Nihayetinde ben sadece yolu gösteririm, gerisi size kalmış...

Helal süt emmiş-miş..

Hergünki gibi bugünde kız arayan kankam msnde kafamı şişirdi..
Bana; ''helal süt emmiş hanım hanımcık kız'' bul diye..
Google'ye sordum 199 sonuç çıktı..
Durum vahim..
Görsellerde tarattım 67 sonuç.. Kedi, köpek,pınar kemik ve Gsli ayhanın ailesinden başka birşey çıkmadı.. :D Ciddi ya.. Laf atmıyorum.. N'bilim yazma gereği hissettim..:)

Karşı cinsten kanka olur mu?

Soru açık ve net. Anket hemen sağ tarafta. Oyları oraya, fikirleri bu yazının yorumlarına alalım. Bakalım ahali ne düşünüyor?