Ne büyük kelimeymiş şu cinsiyet ayrımı... Herkesler de ne kadar hassasmış bu konuda...
Farklı bişeyler yapmak istedik eğlencelik, tadından yenmeyen böyle... Nedir yani kollektif bi yaklaşıma bu kadar kötümser baktıran size? Anlatın, bizde size o gözle bakalım hatun kişiler, kötü gözle yani...
Şimdi şöyle ki;
Rectoa; tanımayanınız yoktur. Bu adamda karşı cinse küsücek göz varmı allansen? Aklın alıyomu senin? Daş gibi delikanlı, karizması, kültürü yerinde, oturmasını kalkmasını bilir, gündemi harfiyen takip eder, kelimelerini iyi kullanır herşeyden önce, böyle bi adam, feminizmin erkek versiyonunu arayacak kadar, boş mu gözüküyor oradan, monitörün ardından bakınca... Lcd monitör edinin, lütfen yaw!
Pi; hacı, ben bu adamı canımın sıkkın olduğu dönemlerimde tanıdım, geldi bloguma, bir yorum bıraktı, teşvik primi gibiydi, günüm güzel geçti adamın yazdıklarını okuduktan sonra! Sonra blogunu karıştırdım, adamın işi gücü yerinde, her türlü bohem bilgisi mevcut, ne sorarsan sor, (sekiz basamak ve üzeri çarpma işlemleri hariç :P) anında yanıtlar sana, adam bu kadar kültürlü, bu kadar bilgi sahibi.. Bunun yanında hayatı ciddiye alıyor, dolu dolu yaşıyor... Filmini izliyor, en kaliteli müzikleri dinliyor, puCCanın tabiriyle, "fransızların taşşaklarıyla dövdüğü şaraplardan" içiyor lan adam bildiğin... Böyle bi bünyeyi bedenle buluşturduktan sonra, karşı cinsle ödüllendirmezsin de, naparsın allansen... Gay olurum dersen, o da tercih meselesi tabii, o değil ama! Kadınlara küsmez, kadınları küstürmez, adam bildiğin burcuva beyfendisi nan!
Can; abi, bu adam kötü bi başlangıç yapmış olabilir, ama git, oku kişisel blogunu, adam geyik yapa yapa, geyik neslinin tehlikeye girmesine yol açmıştır, geyik yasağı getirilmiştir onun yüzünden. Herşeyden önce; adam yönetmenlik dalında çarpışıyor hayatla, adam, sanatın içinde, sanat, O'nun içinde (eheheh), sanatın olmazsa olmazı kadınları, hayatından çıkarırsa, ne anlamı kalır allansen sanatla uğraşmasının... Sanat için soyunur, sanat için ukraynalı hatunlarla kadıköyde vakit geçirir, sanat için çıplak kaldığı süreyi uzatır, üç bira içtikten sonra, sanat için çişiyle izbe dükkan duvarlarına mona lizanın emitasyonunu çizer, altına imzasını atar, sanat için soyunduğu süreyi, karşılık bulduğu sürece uzatır... Adam bu kadar kültürlü, hayatla iç içe, hayat O'nun içinde (hehehe x 2), e böyle olunca, erkek hayatının olmazsa olmazı, kadınlara cephe alabilirmi bu adam, hemde bu kadar çıplak kaldıktan sonra... Zatürre mi olsun gözünü seviym, bırak abi ya! En fazla sever, sayar ve çıplak kalır! Adam sanatçı herşeyden önce, sanatçıya saygı!
Ben; Serzeniş Meraklısı... Anlatmama gerek varmı ki... Ben aşk olmadan, nefes alıp verdiğim her günün üzerine bi çizik atıyorum takvimlerde, yaşanmamış sayıyorum... Beni de başkası, başka bi postta anlatsın yahu! Kendimi anlatırkene, garip duygular içerisine girdim şincik... :Pp
Böyle bi kadro, kadınlara karşı cephe almaz, güler, eğlenir, eğlenirken, eğlendirir (şaklaban nan bildiğin!) diil tabi diil, içses, kes len! Olacak o kadarın vtr lerinde, "acıcık ucundan değdiriyoruz lan, köklemek gibi bi gayemiz yok" gibi bi kısım vardı, aha, o bizim sloganımız :Pp
Sizler de; yani bayanlar, yaşam öz sularımız, gelin ve ti ye alın bizi, Pi ye de alabilirsiniz, ya da Pi yi de alabilirsiniz, tercih meselesi tabii... :))
Hem eğlenelim, hemde erkeklerin bilinmeyenlerini, hassas noktalarını öğretelim size... Siz de, sevgilisiz, kankisiz kalmayın... Erkeğinizi, elinizde tutmanız için klavuzluk yapalım, eğlenirken, öğrenin yahu!
20 Mayıs 2009 Çarşamba
Durum değerlendirmesi
Dır dır dır dır...
Dün evlenmeden evliliği tattım.. Tabi evlilikteki muhteşem ilk geceyi değilde sonrasında ki gereksiz yaşantıyı..
Ülkemizde erkeklerin neden kadınlardan daha az yaşadığınıda yaşayarak anladım.. Çok şükür geceyi atlattık..
İlk yazıma yorum yapan ''rectoa'' bu yazı hakkında oturan bogamızın bır acıklama yapacagını söylemişti.. Bende serzeniş meraklısı'nı bekler oldum..
Sabahın erken saatlerinde, bir çoğunuzun kıçında pireler gezerken.. Toplantı yaptık.. Bir durum değerlendirmesi..
İstediğiniz oldu reis beni fırçaladı kızlar.. Dedi sen kimsin ne yazıyorsun akıllı ol.. Haddini bil.. Kulağımı çekti.. Masaya yumruğunu vurdu.. Sesini yükseltti.. Yok yok.. İstediginiz olmadı.. Kızmadı.. Aksine.. Aynen devam Can.. Yanlış anlamazsan arkandayım, sert ol, dik dur..
Da demedi..
Bol makara yapıp, yüzümüzden gülücük, yazımızdan sırıtan kafa ifadesi eksik olmayan kısa ama etkili, 20 cm görünümlü aslen 15 cmlik bir konuşma oldu.. Toplantımız başkanın boğaza nazır dairesinde, moldovyalı hizmetçileri ile hazırlanmış kahvaltısına gitmesi ile son buldu..
N'yse, pucca, birdost ve diğerleri benimle polemiğe girmeyin.. Çok tepki alan ilk yazımdan sonra büyük bir kitle oluştu yanımda.. Biline.. Yazım üzerine forumlarda tartışmalar, Facebookda hayran sayfaları açıldı..
Ayaklar ayaklandı.. Bende çıktım masanın üstüne, alkış alan, uğrunda can veririm sloganları atılan konuşmamı yaptım;
Irkdaşlarım.. Az zamanda çok tepki aldık.. Yavaş yavaş büyüyoruz.. İstediğimiz kitleye ulaşınca dayanışamızı göstermek amacıyla 81 vilayette geceler düzenlemeliyiz.. Örgütlenmeliyiz.. Yetmicek vakıf açıp milleti bedava milli etmeliyiz.. Issız erkeklerimizi tedavi ettirmeliyiz.. Bu blogda her hafta bir erkek blogu tanıtmalıyız..Kocaman bir kural sekmeleri açalım.. Heddefimiz en çok takip edilen kadın blogunun 2 katı izleyiciye ulaşmak olsun.. Büyük düşünelim.. Onlar yüzlere, yüzler binlere, binler milyonlara.. Her erkeğe iş, aş(haydar baş), Moldovyalı veya Ukraynalı.. Doritos getire biliyorsa bizde getirebiliriz Limayı azmedelim..
Dostlarım.. ırk-ı mühimler;
Buuuu tepkilerrr biziiimmm dahada büyümemizzdeeeee köstek değil destek olmuşturrrrrrrr..
Tepkilerrrrrrrr biziiii küçültmez aslınaaaa onlardan beslenirizzzzzzzzzzz
Yılmayalım.. Brezilya'ya karnavala gidelim.. ordan Japonya'ya geçip geyşa bulalım.. Lale devri yaşatalım her erkeğe..
Bu konuşmam sırasında meydanları dolduranlara , yanımda olan mert'e, maılıme tebrık mesajları atan perşembe ve cuma namazından önce çalışmayan tüm erkeklere teşekkürler..
Bu ulvi görevde, dikenli yolda, haklı mücadelemizde Allah yar ve yardımcımız olsun..
Dünki yazıma fitil olanlar.. Olun olun.. Bugün Kadiköydeyim.. Ukraynalılar geliyor.. Ben onlarla eylenirken siz fitil olun bol bol yorum yazın.. Korkunun ecele faydası yok.. Nihahaha... Buda hayatı gerçekleri işte.. Sen dün öyle bi yazı yaz bugün çık dışarı kız ayarlamaya çalış.. haha..
(son paragrafta nihaha, haha gibi yazıyı yazarken defalarca cıkardıgım seslerı yazdım.. yok yok kime diyorum ki ben.. kudurun.. gerçi bu yazıda kudurulacak ne bulacaksanız)
Dün evlenmeden evliliği tattım.. Tabi evlilikteki muhteşem ilk geceyi değilde sonrasında ki gereksiz yaşantıyı..
Ülkemizde erkeklerin neden kadınlardan daha az yaşadığınıda yaşayarak anladım.. Çok şükür geceyi atlattık..
İlk yazıma yorum yapan ''rectoa'' bu yazı hakkında oturan bogamızın bır acıklama yapacagını söylemişti.. Bende serzeniş meraklısı'nı bekler oldum..
Sabahın erken saatlerinde, bir çoğunuzun kıçında pireler gezerken.. Toplantı yaptık.. Bir durum değerlendirmesi..
İstediğiniz oldu reis beni fırçaladı kızlar.. Dedi sen kimsin ne yazıyorsun akıllı ol.. Haddini bil.. Kulağımı çekti.. Masaya yumruğunu vurdu.. Sesini yükseltti.. Yok yok.. İstediginiz olmadı.. Kızmadı.. Aksine.. Aynen devam Can.. Yanlış anlamazsan arkandayım, sert ol, dik dur..
Da demedi..
Bol makara yapıp, yüzümüzden gülücük, yazımızdan sırıtan kafa ifadesi eksik olmayan kısa ama etkili, 20 cm görünümlü aslen 15 cmlik bir konuşma oldu.. Toplantımız başkanın boğaza nazır dairesinde, moldovyalı hizmetçileri ile hazırlanmış kahvaltısına gitmesi ile son buldu..
N'yse, pucca, birdost ve diğerleri benimle polemiğe girmeyin.. Çok tepki alan ilk yazımdan sonra büyük bir kitle oluştu yanımda.. Biline.. Yazım üzerine forumlarda tartışmalar, Facebookda hayran sayfaları açıldı..
Ayaklar ayaklandı.. Bende çıktım masanın üstüne, alkış alan, uğrunda can veririm sloganları atılan konuşmamı yaptım;
Irkdaşlarım.. Az zamanda çok tepki aldık.. Yavaş yavaş büyüyoruz.. İstediğimiz kitleye ulaşınca dayanışamızı göstermek amacıyla 81 vilayette geceler düzenlemeliyiz.. Örgütlenmeliyiz.. Yetmicek vakıf açıp milleti bedava milli etmeliyiz.. Issız erkeklerimizi tedavi ettirmeliyiz.. Bu blogda her hafta bir erkek blogu tanıtmalıyız..Kocaman bir kural sekmeleri açalım.. Heddefimiz en çok takip edilen kadın blogunun 2 katı izleyiciye ulaşmak olsun.. Büyük düşünelim.. Onlar yüzlere, yüzler binlere, binler milyonlara.. Her erkeğe iş, aş(haydar baş), Moldovyalı veya Ukraynalı.. Doritos getire biliyorsa bizde getirebiliriz Limayı azmedelim..
Dostlarım.. ırk-ı mühimler;
Buuuu tepkilerrr biziiimmm dahada büyümemizzdeeeee köstek değil destek olmuşturrrrrrrr..
Tepkilerrrrrrrr biziiii küçültmez aslınaaaa onlardan beslenirizzzzzzzzzzz
Yılmayalım.. Brezilya'ya karnavala gidelim.. ordan Japonya'ya geçip geyşa bulalım.. Lale devri yaşatalım her erkeğe..
Bu konuşmam sırasında meydanları dolduranlara , yanımda olan mert'e, maılıme tebrık mesajları atan perşembe ve cuma namazından önce çalışmayan tüm erkeklere teşekkürler..
Bu ulvi görevde, dikenli yolda, haklı mücadelemizde Allah yar ve yardımcımız olsun..
Dünki yazıma fitil olanlar.. Olun olun.. Bugün Kadiköydeyim.. Ukraynalılar geliyor.. Ben onlarla eylenirken siz fitil olun bol bol yorum yazın.. Korkunun ecele faydası yok.. Nihahaha... Buda hayatı gerçekleri işte.. Sen dün öyle bi yazı yaz bugün çık dışarı kız ayarlamaya çalış.. haha..
(son paragrafta nihaha, haha gibi yazıyı yazarken defalarca cıkardıgım seslerı yazdım.. yok yok kime diyorum ki ben.. kudurun.. gerçi bu yazıda kudurulacak ne bulacaksanız)
Etiketler:
bütün erkekler toplandık,
Can,
tey tey
Kadınlar ne ister?
"Ben de bişey sandıydım. Meğerse gençler toplanmış kadın blogculara laf atıyor. Balonlarına iğneyi sokunca da fısssss diye havaları kaçıyor, geri adım atıyorlar. Bu muydu yani olayınız? Biz de farklı bir şey sanmıştık."
Sayısız kişiden yukarıdaki paragrafta anlatılana benzer yorumlar geliyor.
Ne yapalım kızlar? Artistik patinaj şampiyonası mı düzenleyelim blogda? Kim en uzağa işiyor, kimin çişi adını yazmaya yetiyor yarışması mı yapalım? Online sucuklu yumurta mı satalım? Ne bileyim, ağaca mı çıkalım yani? Yazıyoruz işte, sağa sola sataşıyoruz hafiften, bakın Godsyndrome ile blogları tanıtmaya başladık, zaten henüz kendimiz tanıtım aşamasındayız. Henüz Mars'a gitmeye hazır değiliz ki gidip orada erkek blogcular kolonisi kuralım. Azıcık sabır... Hepsini yapacağız merak etmeyin, küçük dilinizi yutacağınız zamanlar da olacak. Ama öyle hemen olmaz bu işler. Biz emin adımlarla ilerliyoruz. Güvercin adımlarla. Hoplayıp zıplamıyoruz, haytalık yapmıyoruz.
Bakın baştan söylüyorum, sabırsız olduğunuzda hiç çekici değilsiniz. Ayrıca lütfen bizim blogumuzda yorum yazarken en seksi elbisenizi giyin. "Erkek blogudur, neme lazım" diye ev halinde bile türbanını takmadan ziyaret etmeyenler varmış diye duyumlar alıyorum, kızıyorum çok. Kadınsı olun biraz, erkeksi takılmayın burada, zaten yeterince erkek var. Bir de siz erkek kesilmeyin. Olmuyor, yakışmıyor.
Hanım hanımcık olun yahu, aaaa. Olmaz ki böyle canım. Ne istiyorsunuz azizim?
Sayısız kişiden yukarıdaki paragrafta anlatılana benzer yorumlar geliyor.
Ne yapalım kızlar? Artistik patinaj şampiyonası mı düzenleyelim blogda? Kim en uzağa işiyor, kimin çişi adını yazmaya yetiyor yarışması mı yapalım? Online sucuklu yumurta mı satalım? Ne bileyim, ağaca mı çıkalım yani? Yazıyoruz işte, sağa sola sataşıyoruz hafiften, bakın Godsyndrome ile blogları tanıtmaya başladık, zaten henüz kendimiz tanıtım aşamasındayız. Henüz Mars'a gitmeye hazır değiliz ki gidip orada erkek blogcular kolonisi kuralım. Azıcık sabır... Hepsini yapacağız merak etmeyin, küçük dilinizi yutacağınız zamanlar da olacak. Ama öyle hemen olmaz bu işler. Biz emin adımlarla ilerliyoruz. Güvercin adımlarla. Hoplayıp zıplamıyoruz, haytalık yapmıyoruz.
Bakın baştan söylüyorum, sabırsız olduğunuzda hiç çekici değilsiniz. Ayrıca lütfen bizim blogumuzda yorum yazarken en seksi elbisenizi giyin. "Erkek blogudur, neme lazım" diye ev halinde bile türbanını takmadan ziyaret etmeyenler varmış diye duyumlar alıyorum, kızıyorum çok. Kadınsı olun biraz, erkeksi takılmayın burada, zaten yeterince erkek var. Bir de siz erkek kesilmeyin. Olmuyor, yakışmıyor.
Hanım hanımcık olun yahu, aaaa. Olmaz ki böyle canım. Ne istiyorsunuz azizim?
19 Mayıs 2009 Salı
Hoşbulalım bari!
İlk yazımı yazdım ya bugün, insan bi tebrik eder, hayırlı olsun der, artık sende düşmansın der.. Ama nerde.. Hemen topa tutulmuşuz.. Yokluğumda.. Pi arkadaşımda olmasa Darağacına götüreceksiniz.. Ayıp.. Centinmen kadın ırkına yaşıktıramadım vallahi..
O değilde ayıptan daha da kötü birşey var ortada..
Şimdi biz sizin postlarınızı gülerek okur, önemli olan makara koy dötüne derken..
Siz hayatınızda hiç olmadığınız kadar ciddi okur, o ciddilikte yorum yapar oldunuz.. Bu durum bizlerin sürekli bantı geri sarmamıza neden olmakta.. '' aman efendim biz makara yapıyoruz'', '' aman efendim yanlış anlamayınız'' gibi cümleler kurup haklıyken haksızmışız konumuna geçip ''ko dötüne ölümlü dünya, reelde alttan alıyoruz sanalda da alalım ezilelim bari'' diye düşünüyoruz..
Bu ezikliği bize yaşatan, sürekli acaba duygusu ile post yazmaya çalışan- savaşmaya çalışan bir grup olarak, ırk-ı mühim olarak haklı mücadelemiz sürecektir diyorum..
Bilmem ne kadar anlaşılamıyoruz.. Büyük takılayım..
BU BLOGDAKİ KİŞİLER GERÇEK, GERİ KALANLAR MAKARA ÜRÜNÜDÜR..
Şu yazıda bile bu dip notu koyma gereği hissettiysem, bizi bu duruma düşürenler utansın diyorum..
O değilde ayıptan daha da kötü birşey var ortada..
Şimdi biz sizin postlarınızı gülerek okur, önemli olan makara koy dötüne derken..
Siz hayatınızda hiç olmadığınız kadar ciddi okur, o ciddilikte yorum yapar oldunuz.. Bu durum bizlerin sürekli bantı geri sarmamıza neden olmakta.. '' aman efendim biz makara yapıyoruz'', '' aman efendim yanlış anlamayınız'' gibi cümleler kurup haklıyken haksızmışız konumuna geçip ''ko dötüne ölümlü dünya, reelde alttan alıyoruz sanalda da alalım ezilelim bari'' diye düşünüyoruz..
Bu ezikliği bize yaşatan, sürekli acaba duygusu ile post yazmaya çalışan- savaşmaya çalışan bir grup olarak, ırk-ı mühim olarak haklı mücadelemiz sürecektir diyorum..
Bilmem ne kadar anlaşılamıyoruz.. Büyük takılayım..
BU BLOGDAKİ KİŞİLER GERÇEK, GERİ KALANLAR MAKARA ÜRÜNÜDÜR..
Şu yazıda bile bu dip notu koyma gereği hissettiysem, bizi bu duruma düşürenler utansın diyorum..
Etiketler:
bi'şey yapmalı,
Can,
mühim ve derin mevzular
İnanılmaz Gerçekler!
Artık bunları içimde tutamayacağım sayın izleyiciler, anlatmam lazım...
Ben var ya... Dün gece uyuyamadım. Benim bloga 78 kişi girmiş topu topu. Oysa sıradan bir bayan blogunu ortalama 300 kişi takip ediyormuş. Bu gerçeği öğrendiğimde kalbim sıkıştı, diyaframım küçüldü, gözbebeklerim büyüdü ve burnum aktı. Ki bunlar benim farkettiklerim. Hani o an bir doktor olsa yanımda, şöyle bir muayene etse, kimbilir daha neleeeer neler bulurdu. Tam uyuyacaktım ki, böbreklerime doğru da bir sızı başladı ki sorma...
işte ben böyle şüpheler, korkular ve endişelerle yatıp kalkıyorum: Nasıl olur da erkek blogları, kadın blogları kadar ziyaret edilmez?
Allah sizi inandırsın, benzer problemler diğer erkek blogcularda da var. Bakınız Serzeniş Meraklısı iki hafta hastanede yattı. Rectoa'yı bir ateş basıyor, geçenlerde üst komşusu -hamile bir bayanmış, panik yapmış- itfaiye çağırmış "alt katta yangun var, yetişin" diye. Adamlar bir gelmiş ki Rectoa neredeyse buharlaşacak. Köpük sıkmışlar, sonra da buzdolabına koymuşlar, 6-8 saat sonra da üzerine hindistan cevizi serpiştirerek servis yapmışlar. Ancak kendine gelebilmiş.
Daha kimler kimler tanıyorum benzer sıkıntılar yaşayan. Mesela bir arkadaşta gaz yapıyor, diğer bir arkadaşımın, bir kadın blogundaki herhangi bir yazıya 5'i aşkın yorum yapılırsa tiki tutuyor - tiki tutuyor derken... yazıldığı anlamda... -, ayak baş parmağını ısırmadan duramıyor!
Hâttâ bakın... Bunu söylemeyecektim ama, aslında en bombası bu. Bir diğer arkadaş, tüm bu ziyaretçi sayısına dair endişeleri yüzünden akıl sır ermeyen bir derde düştü. Adamın göbeği Çukurova'ya döndü, günlük pamuk üretimi 5 kg'ye vardı! İki haftada, bir çuval dolusu pamuk birikti çocuğun evinde. Biz de o çuvalı yüklendik, götürdük mahallenin berberi Necmettin abi'ye verdik. Sakal traşında falan işini görüyor.
Velhasılkelam, acı ve dert içindeyiz biz. Çok sıkıntılıyız. Bak bugün 19 Mayıs, gençlik bayramı... Ama bayram gelmiş neyime? Derbeder olduk cümleten.
İşte bu gerçekleri açıklayıp içim döktükten sonra, iki dörtlükle yazımı sonlandırmak isterim:
Yazarken gülüyoruz, hiç mi hiç kasmıyoruz,
Derdimiz eğlenmektir, savaş bize göre değil.
Erkeğiz, blogcuyuz, çizgiden sapmıyoruz,
Geyiği çok severiz, dövüş bize göre değil.
Tutun kızlar tutun birleşsin eller,
Çalın sazlar çalın, kırılsın teller,
Dönün kızlar dönün, kıvrılsın beller,
Uzun siyah saçlar tel tel dökülsün...
Ben var ya... Dün gece uyuyamadım. Benim bloga 78 kişi girmiş topu topu. Oysa sıradan bir bayan blogunu ortalama 300 kişi takip ediyormuş. Bu gerçeği öğrendiğimde kalbim sıkıştı, diyaframım küçüldü, gözbebeklerim büyüdü ve burnum aktı. Ki bunlar benim farkettiklerim. Hani o an bir doktor olsa yanımda, şöyle bir muayene etse, kimbilir daha neleeeer neler bulurdu. Tam uyuyacaktım ki, böbreklerime doğru da bir sızı başladı ki sorma...
işte ben böyle şüpheler, korkular ve endişelerle yatıp kalkıyorum: Nasıl olur da erkek blogları, kadın blogları kadar ziyaret edilmez?
Allah sizi inandırsın, benzer problemler diğer erkek blogcularda da var. Bakınız Serzeniş Meraklısı iki hafta hastanede yattı. Rectoa'yı bir ateş basıyor, geçenlerde üst komşusu -hamile bir bayanmış, panik yapmış- itfaiye çağırmış "alt katta yangun var, yetişin" diye. Adamlar bir gelmiş ki Rectoa neredeyse buharlaşacak. Köpük sıkmışlar, sonra da buzdolabına koymuşlar, 6-8 saat sonra da üzerine hindistan cevizi serpiştirerek servis yapmışlar. Ancak kendine gelebilmiş.
Daha kimler kimler tanıyorum benzer sıkıntılar yaşayan. Mesela bir arkadaşta gaz yapıyor, diğer bir arkadaşımın, bir kadın blogundaki herhangi bir yazıya 5'i aşkın yorum yapılırsa tiki tutuyor - tiki tutuyor derken... yazıldığı anlamda... -, ayak baş parmağını ısırmadan duramıyor!
Hâttâ bakın... Bunu söylemeyecektim ama, aslında en bombası bu. Bir diğer arkadaş, tüm bu ziyaretçi sayısına dair endişeleri yüzünden akıl sır ermeyen bir derde düştü. Adamın göbeği Çukurova'ya döndü, günlük pamuk üretimi 5 kg'ye vardı! İki haftada, bir çuval dolusu pamuk birikti çocuğun evinde. Biz de o çuvalı yüklendik, götürdük mahallenin berberi Necmettin abi'ye verdik. Sakal traşında falan işini görüyor.
Velhasılkelam, acı ve dert içindeyiz biz. Çok sıkıntılıyız. Bak bugün 19 Mayıs, gençlik bayramı... Ama bayram gelmiş neyime? Derbeder olduk cümleten.
İşte bu gerçekleri açıklayıp içim döktükten sonra, iki dörtlükle yazımı sonlandırmak isterim:
Yazarken gülüyoruz, hiç mi hiç kasmıyoruz,
Derdimiz eğlenmektir, savaş bize göre değil.
Erkeğiz, blogcuyuz, çizgiden sapmıyoruz,
Geyiği çok severiz, dövüş bize göre değil.
Tutun kızlar tutun birleşsin eller,
Çalın sazlar çalın, kırılsın teller,
Dönün kızlar dönün, kıvrılsın beller,
Uzun siyah saçlar tel tel dökülsün...
Etiketler:
mühim ve derin mevzular,
tey tey
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)