Nigar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nigar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2009 Cumartesi

Diş Sorunsalı

Arkadaşlar dişlerimle başım dertte...

Yıllar evvel dişlerimi yaptırırken ( çok paraya mal olmuştu kendileri ) bana aşık bir sevgilim vardı. Dişlerimin faturasını ödemek istedi. Ne kadar ben öderim dediysem de kendisi ödedi. Arkadaş gerçekten çok paralı idi, bana da bir dolu hediye almıştı. Altınından, pırlantasından... Ne ararsan var durumu yani. Aldığı elbiseler ve kozmetikleri ise hiç saymamayım...

Neyse efendim zaman geçti, ilişki yıprandı ve ben bu arkadaş ile yolları ayırdım. Yolları ayırınca, ondan kalan, faturasını ödediği her şeyden kurtuldum. Elbiseler ve kozmetikler atıldı, altın ve pırlantalar ise arkadaşlara verildi. Ama hepsi durumu biliyordu, razı olan aldı yani...

Geriye dişler kaldı, onlardan da kurtulmak gerekliydi ama diş yaptırmak bir işkence idi...

Nihayet işkence ise işkence dedim ve dişlerimi söktürüp çöpe attım, yenilerini yaptırdım. Ama işin açığı madden de manen de hırpalandım. Ne gam,

AĞZIMDA ESKİ SEVGİLİMİN DİŞLERİ VARKEN, YENİ SEVGİLİM İLE ÖPÜŞECEK KADAR ONURSUZ DEĞİLİM der işin içinden çıkarım.

Kim ne derse desin, eski sevgiliye ait her şeyden kurtulmanın hazzını yaşıyorum. Ne bir resim, ne bir anı, hepsi gitti ve ben nihayet rahatladım.

Eskiye ait hiç bir saklanmamalı bence. Zira bu yeniye haksızlık.

Peki saklayan neden saklar derseniz, bu konu da esnek değilim. Bence yeniden bir araya gelme umudunu içinde taşıdığından saklar. Bilinçaltı ya da üstü düzeyde eski sevgili ile barışma hayali vardır. Tekrar barışınca da sana ait herşeyden kurtuldum, resimleri bile yaktımı eski sevgiliye açıklayamayacağından korktuğu için saklamaktadır diye düşünüyorum.

Yoksa, ilişki bitmiş, yollar ayrılmış, artık senin için yabancı olmuş birinin resmini ne bok yemeye saklayasın ki? Değil mi?

30 Eylül 2009 Çarşamba

Sorunsal

Arkadaşlar,

Madem hatunuz er milletini bilmiyoruz çözemiyoruz. Sorunsalımızı ortaya koyalım da akıl versin er kişiler.

Bir adam neden durduk yere saldırganlaşır? Ortada hiç bir mesele yokken neden çatmak için yer arar?

27 Eylül 2009 Pazar

Toplandık

Acayip toplandık millet...

Blogun tek hatunu benim ya:)) Akıllara ziyan ballıyım. Taksimin orta yeri peşimde gencinden, yakışıklısından yazar gruhu.... Nasıl havalı yürüdüm yolarda bilemezsiniz.

Valla yedik içtik, bol bol güldük... Gelmeyenlerin eksikliğini de hiç hissetmedik...

Bu buluşmadan ne anladık derseniz...

1 ) Ortamdaki tek bayan olmanın avantajını bir kez daha teyit ettik.
2 ) Diğer bayanlar yazarlık için müracat etmesin, reddetmeye karar verdik.
3 ) Daha sık buluşmak kaçınılmaz oldu.
4 ) Kesinlikle çarpışan otolara binip bol bol çarpışacağız.
5 ) Seks hayatlarımız çok karmaşık, konuşmayacağız.
6 ) Bız bızın pipisi için fon oluşturacağız.
7 ) Bizden daha ciddi kararlar bekleyenler, beklemeye devam edebilirler:)))

11 Eylül 2009 Cuma

Kart Zamparalara uyarı

Kendi blogumda yazdım, içime sinmedi buraya da yazayım dedim:)

Adamın biri 55 yaşında falanken karısı ölmüş. Adamcağız da gücüm kuvvetim yerinde, genç kadınla evleneceğim diye yollara düşüp 20 lik bir tazeye nikah kıymış. Fakat kadının bir de sevgilisi varmış. Kadın iki erkeği de belli bir süre idare ettikten sonra adamı terk edip sevgilisiyle kaçmış.

Kadın gittiğinde geride 63 yaşında bir adam ve 6 yaşında bir kız bırakmış. Adamın gücü kuvveti yerinde ya, duramıyor kadınsız. Karısı ile olan boşanma davası da sonuçlanmamış henüz, ilk eşinden olan çocukları da ikinci evliliğine tepkili adamla görüşmüyor adam çocukla perişan bir vaziyette kalmış.

Arkadaşı buna bir kadından bahsetmiş, "hem evinin işine bakar, hem çocuğa bakar, hem de gönlünü güder" şeklinde haber verilen hizmetçi belli bir aylıkla işe başlamış. Bizim adam kadının yaptığı işten memnun, kadın sabah geliyor işini gücünü yapıp akşam gidiyor. "Şimdi sıra gönlü hoş etme kısmında" demiş ve abanmış kadının üstüne, kadın çığlık atıyor adam dinlemiyor, kadın kaçmaya çalışınca da kapıyı kitliyor derken komşular polis falan çağırıyor, iş büyüyor ve polis bizim adamı tutukluyor.

Adam şimdi zorla alıkoymak ve tecavüze yeltenmekten suçlu bulundu, 11 yıla mahkum edildi. Küçük kıza sahip çıkan olmadı yurda yerleştirildi. Sonuca itiraz etti, yargıtaydan sonuç bekliyor.

Kıssanın hissesi, genç kadına meyletmeyin arkadaşlar, yaş farkı olan ilişkilerde aldatılmak kaçınılmazdır. Bazen sadece aldatıldığınızla da kalmayabilirsiniz.

3 Eylül 2009 Perşembe

Ya tuhafsınız ya da balık hafızalı...

Erkek milleti valla bir garip. Şimdi olay şu;

Nerde çalıştığımı söylemeyeceğim ama kendi çapında büyük bir firmada çalışıyorum. İşe ilk başladığım da benim şu an çalıştığım odada temizlik ve yeniden düzenleme yapıldığı için bana da "Bu günlük operasyon müdürü şehir dışında onun masasında otur." dediler. Masaya oturdum. İş yok bi şi yok. Bomboşum. Masada adamın karısı ve oğlunun fotoğrafı var kocaman. Yeterince masayı inceledikten sonra biraz da bilgisayarı açıp müzik falan dinleyeyim, nette takılayım diye bilgisayarı açtım.

Media player'ı açtım bir film listesi ki akıllara ziyan. Yaklaşık 100 tane şu 1-1,5 dakikalık hard porno şeyler. Hemen player'ı kapattım. Explorer'ı açtım, aman allahım o da ne geçmiş safi porno sitelerle dolu. Yanisi millet adamı çalışıyo sanıyor adam safi porno aleminde cirit atıyor.

Adamı utandırmamak için kimselere bir şey söylemedim. Ama o günden beri adamın ne odasına gidiyorum ne de adamın yanında kendimi rahat hissediyorum. Adamın odası benimkinin yanında ve odadan çıkıp tuvalete gittiğini görebiliyorum. Allah kalbimi biliyor ya, adam her tuvalete gittiğinde de benim aklıma neler neler geliyor.

Neyse, bu sapık arkadaş dün odama geldi ve işle ilgili konuşuyoruz. Derken "Saçlarınızın modeli mi değişti?" gibi abuk bir cümle ile elini saçıma uzattı. Çok sert bir tepki verdim. Sen ne hakla saçıma dokunursun dangalak modundayım ve çok sinirliyim falan. Ama konu kapandı bence tabi. Fakat o da ne adam genel müdüre "İşini yapmıyor, benim ekibime iş yaptırıyor." şeklinde beni ve ekibimi şikayet etti.

Basit olay büyüdü kocaman oldu ve konu kapandı.

Tuhaf olan taraf ise adam bu sabah bana "Günaydın hanfendi" dedi. Selamı almadım tabi, yineledi.

Yani şimdi adamın selamını almadığım ve adamı yok saydığım için ben mi tuhafım, beni yalan yere şikayet eden bir sapığı hoşgörmemem ve onunla hiç bir şekilde diyalog kurmak istememem mi tuhaf. Yoksa tüm bunlardan sonra adamın bana selam verecek bir kösele yüze sahip olması mı?

Er milleti siz bu kadınkları ne sanıyorsunuz bilmiyorum ama sandığınız şey değiliz.

25 Ağustos 2009 Salı

Biz kadınlar

Acımasız ama gerçek. Biz kadınlar başkasına ait olanı isteriz.

Özellikle erkekler konusunda böyleyiz. Bir hatun bizi sevgilisi ile tanıştırdı mı hemen o sevgiliye kendimizi beğendirmeye çalışırız. İçten içe "Ben daha iyiyim. beni seç hesabı"

Acımasız ama gerçek. Siz erkekler "Hayır" diyemezsiniz.

Özellikle kadınlar söz konusu olduğunda. Bir hatun yeter ki kapıyı çalsın, hemen o kapıyı ardına kadar açar ve gerisini düşünmezsiniz.

Şimdi bir kadın sevgilisi ya da kocasını en yakın arkadaşı ile tanıştırır, kadın erkeğe kendini beğendirmeye ve "benim ol" demeye başlar, erkek de bunu kabul eder ve bir yasak aşk başlar. ("Aşkın yasağı da ne?" demeyin ben o kısma çalışamadım daha.) Sonra bu ilişki açığa çıkar erkekten bir tercihte bulunması istenir.

İşte kritik nokta burda sakın o tercihi yapmayın. Zira hangisini tercih ederseniz edin terk edileceksiniz. Eğer sevgiliyi tercih ederseniz, öbürü ile bittiğinden emin olana kadar bekler ve karşınıza geçip "Affedemiyorum" der, yok diğerini tercih ederseniz sevgilinin bittiğinden emin olana kadar bekler ve utanmadan "heyecanım bitti" der.

Biz kadınlar böyleyiz dostlar. Başkasına ait olanı alıp, oynayıp çöpe atmayı severiz.

Ya "Hayır" demeyi öğrenin ya da çöpe atılmaya razı olun.

4 Ağustos 2009 Salı

Kadınlar neden delirdi

Kadın milleti şöyledir, böyledir diyonuz ya aslında tüm bu hastalıklı ilişkilerin ve olayların müsebbibi sizsiniz. Oh be söyledim rahatladım.

Erkek milleti hastasınız ve kadın milletini hasta ediyorsunuz. Oh be, bunu da söyledim rahatladım.

Hayatımda konuşlanmış tüm erkeklere bakarak söylüyorum bu cümleleri. İşyerimde amirim de memurum da hasta. Sevgilimi hiç sormayın, ne model manyak ben çözemedim daha. Babam derseniz alacak olan varsa hemen satayım. Kendisi iyi bir aliden gelmiş olup, maddi durumu fena değildir. Eli yüzü de yaşına göre oldukça düzgündür. Kelepirdir, ihtiyaçtan acilen satlıktır.

Kadın milleti ne yapsın, bunca manyak içinde. Ehveni şerden en uyumlu manyağı seçip sistem kurmaya çalışıyor gariplerim.

Sonra da üç beş erkek bir araya gelip erkek blogları adı altında kadınların dengesizliğini konuşuyorsunuz. "Yuh" derler adama ki hatta ben dedim bile "Yuh".

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Kız nasıl tavlanır?

Acemi arkadaşlara kıyağım olsun.

Kız nasıl tavlanır?

Çok basit ve çok kolay... Kıza gideceksin gayet kendinden emin "Seni tavlayacağım." diyeceksin ve uzaklaşacaksın. Sonra da kıza ne bakacaksın ne de ilgileneceksin.

Bu cümle kızın kafasında günlerce dolanıp durur emin olun. Önceleri bu cümlenizi ve sizi aşağılasa da bilinçaltı onun kafasına sizinle yaşanacak bir aşkla ile ilgili kurgular yollayacaktır. Burda en önemli konu kızın bilinçaltında gelen bu kurguyu beynen kabul ettiği süreyi ayarlama durumudur.

Süreyi nasıl anlarım diyene ipucu;

Kızın tavrı ve bakışları değişmeye başlar.

İşte hamleyi doğru ayarlayabilirseniz eline geçen, size kapılmış bir hatun ve kurallarını sizin belirlediğiniz bir ilişki.

Bu olay gayet kolay...

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Kadının sorunsalı

Şimdi bu er milleti nasıl tavlanır?

1 ) Erkek kadından hoşlanır, kadın da erkekten. Erkek duygularını açar, kadın aşırı mutlu olur er kişinin duygularına karşılık verir. Bingoooooo.... Büyü bozuldu. Er kişiyi bir düşünce alır "Neden bu kadar çabuk kabul etti bu hatun?" Ve kararını verir o hatun hafiftir. İlgisini kaybeder, zaten hiç özenmez ve bir gün gelir kaybolur gider. O zaman hemen kabul etmemeli diyorsanız 2. durumu okuyun.

2 ) Erkek kadından hoşlanır uğraşır, aylarca belki ve kadından duygularına karşılık alır. Bingooooo... Büyü gene bozuldu. Erkek fethetti ya şimdiki sorunsalı "Bu muymuş bunca aydır uğraştığım?" Yani erkek için kaybolmak gene kaçınılmaz son.

3 ) Kadın erkekten hoşlanır, erkek bu ilgiden memnundur ama kadını aşağılamaktadır. Kadın da vazgeçer adamdan başka birini bulur ve onunla bir ilişki tesis etmeye başlar. Bingooooo.... Erkeğin yeni sorunsalı var. "Aslında ben ona aşıktım o neden başkasına gitti?" şeklinde başlayan düşünce kadına içini dökmeye ve kadını yeniden ayırmaya kadar gider. Ama hastalıklı beyin durur mu? "Ondan ayrılıp bana gelen, benden de ayrılır bakasına gider." fikrini beyninden atamayan erkek kadının ahlaki değerlerini sorgulamaya başlar ve kaçması kaçınılmaz son olur.

"Ne yapmalı?" derseniz bilen beri gelsin.

Kadın sorunsalını merak eden yazar arkadaşlarım, bizim sorunsalımız sanıyorum sizin tutarsızlığınız ve en önemlisi pişmalık hissine tutkuyla bağlanmış olmanız:)

10 Temmuz 2009 Cuma

Feysbuk ve çıplaklık üzerine ben de yazdım

Evveeeeeeeeeeeeeetttttt

Erkek bloguna ben geldim, hemi de bayan başıma, hemi de korkmadan.

Kafama göre bir şeyler de yazabilirim, diğer yazar arkadaşları aydınlatıcı da yazabilirim. Hatta ilk olarak sevgili yazar arkadaşım Brokoli'yi feysbukdaki çıplaklık konusunda aydınlatayım istedim.

Feysbuka çıplak resim neden konur mühim değil aslında mühim olan insan neden çıplak resim çektirir ve teşhir eder konusudur. Uzmanlar der ki;

Bireydeki cinsel tatminsizlik arttıkça teşhircilik eğilimi de artar.

Bu bakışla birey eğer çıplaklığı ile para kazanmıyorsa ( Bkz pamıla endırsın, dayvid bakhım ) cinsel açıdan tatminsiz olduğu için soyunuyordur. Bağıra bağıra, "Çok seskiyim ama sevenim yok." diyordur. "Bu vucut toprak olacak yardım edin." diyordur.

Toplumda çıplak kadınların sayısını erkeklerle kıyasladığımızda kadınların açık ara önde olduğunu gördüğümüzü de hesaba katarsak bu olaydan çıkacak sonuç basittir.

Erkekler sevişmeyi bilmiyor ve kadınını mutlu edemiyor.

İlerleyen zamanda da bu bilmeme durmunun yarattığı zaafı ve kadınların bu zaafı nasıl akıllıca kullandığını anlatırım.

Umarım aydınlatıcı olmuştur.