hatalı adım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hatalı adım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2009 Cuma

Ey Blog Ahalisi..


Starbucks özentilerinin düzenlediği çakma toplantıları bırak..

Can'ın düzenlediği açık hava, Sersang kardeşimizin düzenlediği Ankara buluşmasına katıl..

Sucuk ekmek vaadiyle İstanbula getirilen çocuğa acı.. Ankaralı olduğu yüzüne vurulup aşşalanan insanın halinden anla.. Katılma çakma toplantılara..

Hey sen Kadın okuyucu.. Alper ve S.m'nin yaratmaya çalıştığı erkek hegomanyasına karşı dur..
Sen erkek okuyucu.. N'zaman blogu kıskanmayı bırakıp yorum yazdınki buluşmaya katılacaksın..
Sen işçi.. Hakkını ara..
Sen Obama.. Bırak bu işleri..

Hatırlayacağınız gibi bu buluşma fikride benden çıkmıştı.. Teknik sebeplerden ötürü saf dışı bırakılmamı karıştırma şimdi okuyucu.. Zaten bir fikir, proje çıkacaksa o mutlaka benden çıkar.. Bu kadar iddialıyım.. Her gün yeni bir projeyle çıkıyorum Alper'in karşısına.. Bilir..

Yaza kadar böyle suyu çıkmış basit cafe buluşmaları olsun.. Yaz gelince annemizin babamızın elini öpüp helallik alalım, S.M. abimizin karavanına binelim düşelim yollara.. Önce Ankaraya gidelim, alalım Sersang'ı.. Sonra Karadenize gidelim, yaylalara..
Horon teperiz.. Ben size tulum çalarım Alperde duruşunu sergiler..

19 Temmuz 2009 Pazar

Hatalı Adım -Part 1-

el ele, kol kola, diz dize vesaire dolaşan kadınlar görüyorum ortalıkta... yapmayın bunu, gadasını aldıklarım/alacaklarım... nedir abi? arkadaşınla duygusal boşluklarını mı tatmin ediyorsun, anlamıyorum ki! dün gördüm böyle iki tanesini... hoş değil böyle şeyler...
bunlar muhtemelen yalnız yaşayan amazon kadınları. daha doğrusu en azından dün gördüğüm insanları böyle tanımlarsam, pekte yanlış bir yafta yapıştırmış olmam... ben anladım kadınların geliştirdikleri taktikleri... böyle sarılarak, el ele, kol kola dolaşarak, karşıcinsel taraflarını bastırıyorlar.. ama bir yandan da, "ben yalnızım, yalnız ve sapasağlamım, bildiğin ayaktayım, bak omuzlarım ne kadar geniş ve gösterişli, benim erkek ırkına ihtiyacım yooookk!" gibi söylemlerle arkadaş gruplarında niteliyorlar kendilerini... tabii... sen öyle san beybi... ihtiyacın yok tabii... bir de şimdi bu spermi geliştirdiler ya ingiliz bilimadamları, iyice erkeklere olan ihtiyacınız azalır sizin... ey gidi... erkekleri yalnızca "üreme birimi" olarak görmeniz ne kadar yanlış ey kadın ırkı... bugün çenem düştü, vallahi durduramıyorum kendimi... yapamıyorum bunu... siz siz olun, sözde erkeklere ve onların getirisi ateşli sevişmelere, romantik anlara, kısa stand-uplara, tartışmalara ve güzel söz söyleme ritüellerine olan ihtiyacınızı giderdiklerini iddia eden ingiliz bilim adamlarına uyup o çeşit bir döllenmeyle hamile kalma hayali kursanız bile, hemcinsel değilseniz hemcinsinizle el ele, kol kola dolaşmayın... çok gıcık oluyorum...
insanın hep kendisine, dışarıdan bir gözle bakması gerektiğini, kişisel gelişim hakkında "guru" zanneden herkes basbas bağırıyor... vallahi hak vermiyor değilim... siz öyle kol kola gezerken, o çok okuduğunuz kitaplardaki "dışarıdan bakma" olayını becerebilseydiniz eğer, bir daha bir kadının bırak koluna girmek, bir kadınla bırak elele tutuşmak, o kadar yakın bir mesafeyle bile yürümezdiniz... 
güzel değil abi. yapmayın, yapanlara müsade etmeyin, "buraya çöp atanın ....!" tarzında bir uyarı sistemiyle, oturduğunuz sokağa bilgilendirme panoları asın... herkes kendi kapısının önünü süpürürse, tüm sokaklar tertemiz olur, bizim de göz zevkimiz kirlenmekten kurtulur...
bu başlık altında diğer arkadaşlarımız da, acımasız eleştiri oklarını, geliştirdiği fantaziler doğrultusunda batırabilir... ;) (bir smiley atasım geldi, yanlış anlaşılıyor espri yapıp smiley koymayınca... ahh şu msn gençliği! önceden smiley mi vardı abi, mesela sokakta uzun eşşek oynarken ve eşşek pozisyonundayken, kim arkasından girdiği(!) arkadaşına yaptığı hınzır şakalardan sonra, smiley ihtiyacı duyardı ki! ah şu msn gençliği demekten alamıyorum kendimi... yaşlanıyoruz.. cidden...)