tam yeri tam zamanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tam yeri tam zamanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2009 Cuma

Bayramı N'kadar Biliyoruz? Soruları


Soru 1:
 Bayramda cepleri dolduran erkeklerin;

Ergenlik çağına giren erkeklerin sohbet konusu,
Ergenlik çağı ortasındaki erkeklerin kapısından geçme cesareti gösterdikleri,
Ergenlik sonrası erkeklerinde bizzat gittikleri

olan devlet kurumları n'releridir?


Soru 2:
Kurban bayramlarında milli olmamış erkeğin kesilmesi n'kadar doğrudur?

Soru 3:
Kesilen erkek hayvanları gazete, tv ve bizzat canlı olarak kadınların izlemesi caiz midir?

Soru 4:
Elinizde biri erkek biri dişi olmak üzere aynı yaşta iki kurbanlık var. Bu iki kurbanlıklar birbirine aşık. Her türlü değerlendirmeyi yaparak önce hangisini, n'den kesersiniz? Yazınız..

1.,2.,3. soruya birer kilo kemikli, 4. soruya 5 kilo sırt bölgesinden et..

9 Ekim 2009 Cuma

Hangisi Büyüsün?

şu facebookta yayınlanan "penis büyütücü" hap-krem-zımbırtı reklamları bir allahın kulunun gözüne batıpta, "toplumumuzda göğüs büyütücü ürünler, penis büyütücülerden daha işlevseldir diyen birmilyon kişi bulabilirim" gibisinden bir grup açmadı arkadaş...
yapın bunu...

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Kadınlar lar lar, Yazıyormuş muş muş...

Geçenlerde bir yazı yazmıştım ya (''kadın blogları olaydı bura'') Hani atıp tutmuştum kadınlar olsa şöyle aşk, böyle komedi, bu tür yazı, idöl felan fıstık..

Biraz dalga geçme, biraz takılma, gülüp eylenme..

Tabi o yazıda; yazarlar bu blogdaki yazarlar olarak düşünüldüğünden tepki almadık.. Ve bugün bir topluluk blogu gördüm.. Kadınlaryazıyor..

Atıp tutuklarımdan renk olayını tuturdum..
Yazdıkları, çizdikleri konusunda tutmadı maya..
İzleyici konusuda tam düşündüğüm gibi..

Gelelim içeriğe.. Gayet ciddi.. İddia ediyorum benim bahsetiğim çizgiye kaymaları zaman almayacaktır.. Evet şuan ciddiler ama belli konulara.. Cinsel istismar, taciz, Üzmez.. Feminist duyguların çıkardığı doğru yazılar.. Ülkemde bu feministlere konu çıkmama ihtimalini ve yaazrlarının duruşunu bilerekten, bu blogun açıldığından haberim olmadan yazdığım yazıdakilerin hepsinin yaşanacağını düşünüyorum..

Dikkat ettiyseniz o maddelerin ucu açıktı.. Şuan o ucu açık şeyleri yazıyorlar..

Açıkcası çok sevindim bu blogu gördüğümde.. Atışabileceğim bir blog çıktı dedim.. Ama şuan atışamıyorum.. Malum konular.. Amaç kadınlara saldırmak olsada, Üzmezin safına geçemiyorum.. Ama en kısa zamanda bir yerden yakalayıp atışmayı umuyorum..

Lanet olsun kötülük..

10 Temmuz 2009 Cuma

Nigar Bacıma

Buda oldu.. ErkekBloglarına kadın bir yazar katıldı.. Allahtan adı Nigar.. Erkek duruşuna sahip bir isim.. Veya bizim bilinç altımıza Girik tarafından öyle sokuldu.. Kanlı Nigarla..

-Şimdi filmdeki Nigarla bizim Nigar arasında bir bağlantı olduğundan bu benzetmeyi yapmadım.. Yok öyle birşey.. Yanlış taraflara çekilmesin..-

Temennimiz bu blogun oje kokmamasıdır.. Veya durun ya.. Koksun.. Asetonda koksun.. Hatta manikür yaptıralım.. Saç düzleştirelim.. Olmadı yok o karın ağrısına katlanamam..

Ülkemiz böyle bi hal aldı erkekler.. Bir dönemler eşinin arkasından ayrılmayan kadınlar kalkmış blog yazmaya başlamış.. Yetmemiş o kadar erkegin içinde takılmaya başlamış.. Töbe töbe.. Başımıza daş yağacak..

Yazımı Cübbeli bi hocanın vaazıyla tamalayıp yanlış yolda olduğumuzu belirtecektim ama hiç sohbet dinlemedim ki vaazı yazayım..

Kadınlar için namahrem olan bu mekanda kadın parfümü solumak bence çok hoş olacaktır..
ARAMIZA HOŞGELDİN..

1 Temmuz 2009 Çarşamba

ACI KAYBIMIZ


ÇOK ACI KAYBIMIZ
Diğer ikisinin kardeşi,
Can, Brokoli, Stummscream, Sersang ve Pi'nin canından çok sevgidi,
Pucca'nın ex aşkı,
ErkekBloglarının maskotu,
Blog dünyasının medar-ı iftarı,
Serzeniş Meraklısı arkadaşımızın ibişi, herşeyi,

Küçükken Sarı Büyüyünce Kırmızı'nın
Vefat haberini almışızdır..

Cenazesi öğle yemeğine müteakiben sofrada ebedi yolculuğa uğurlanacaktır..
Allah kendisine rahmet, sevenlerine ve yakınlarına sabırlar ihsan eylesin..
ERKEK BLOGLARI

Not: Bu yazı Serzeniş Meraklısı arkadaşımızın bugünki postuna dayanılarak hazırlanmıştır..Bu nedenle tarihler muammadır..

14 Haziran 2009 Pazar

güzel şey erkeklik!

Çok güzel bişi bence erkek olmak, evet hı hı...

Mesela, ben asla "hiiiiii benim elbisemin aynısını giymiş laaaan" diye dünyamı yıkmadım - yıkan bir hemcinsimi de görmedim -

Meselaaaa çok abes durumlar hariç en büyük sorunum tuttuğum takımın şampiyon olup olmayacağı oldu çoğu zaman. Abes durumlarda ise domatesin kilosu neden bu kadar pahalı vs gibi ekonomik şeyler oldu. Yani asla "ya o benden daha yakışıklı görünürse", "ya gittiğim davette ön plana çıkamazsam" vesairemsi sorunlarla boğuşmadım hiç...

Hiçbir zaman aşkom demedim mesela(bu biraz da eski post.lardan birine gönderme oldu okuyan bilir)

Dünya'da hep ben ve hemcinslerim hakimiyet kurduk, devlet erkanları hep biz olduk...

Bilimciler hep hemcinslerimden çıktı (kardeşim kadınlardan bi Madam Köri var başka?)

Çevreme baktığımda gündelik hayatı kolaylaştıran her türlü alet edevatın hemcinslerimce yapılmış olmasının verdiği gurur paha biçilemez...

E şimdi bu kadar şeyden sonra da kabul edelim ki; güzel şey ya hu erkeklik!

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Sorumlu Akraba...

Kuzenimin evleneceğini, az önce mail kutuma düşen e-posta sonucunda öğrenmiş bulunuyorum...
Sorumluluk sahibi akraba modelini, bana bakarak inceleyebilirsiniz...
-yaklaş yavrucum, çekinme...
-tabii tabii dokusunu incelemek için dokunabilirsiniz...
-mıncıklamak yok ama!
-şş oraya dokunmak yok, incelemeyide tadında bırakın ama!
-evet o kısmı da "sorumluluk sahibi akrabanın" kaslı kolları hıhı...
-evet burun yapısı genelde böyle olmuyor ama, bunu baz alıp başkalarında hezeyana uğramayın, aman diyim...
O postanın içeriği de, haber vermek, "lan bak biz evleniyoruz, haberin olsun kuzi" filan gibi bana özel değil, bildiğin düğün davetiyesini tarattırıp, tüm listesine yollamış utanmaz arlanmaz sıkılmaz kuzen insanı... Yok hayır, ben aramam sormam, bir araya geldiğimizde çok deli eğlensekte... E ama insan böyle durumlarda arar, dimi yavrucum? Dimi güzelim, dimi bitanem? Şimdi altınmı bekliyosun benden, şimdi takı mı bekliyosun... Sen iki kontürden kaçın, arayıp haber vermek yerine 70 kişilik listedeki herhangi biri muamalesi yap (-evet bidost muamale zoruna mı gittiiiii?! :Pp Sana özel kefalizm ata sporunu icra edebileceğin bi lokma da bırakmıyor değilim. -ahh düşünceli yanım... kıyamam... :D) sonrada takı bekle, teşrif bekle, şereflendirmemi bekle...
Yok abicim ya, kırılmadım tabii... Ama bu da ayıp abi, düğün davetiyesi dediğin şey, kırkbeş dakika ötende oturan kuzenine mail yoluyla ulaştırılır mı ya?! En azından kargoya ver, en azından karşı ödemeli de olsa kargo yap bee! Valla kınıyorum böyle kuzeni... Kendisi hemcinsim değil, bu yüzden bu kadar düşüncesiz zaten...
Erkek adam olsa gelir, elini öper akrabasının, iznini ister, adayı tanıştırır, fikir alışverişi yapar... Ne len bu! Sanki taşınıyo...
Şimdi ben gidip nası "yüksek yüksek tepelere"yi söliym kınasında allansen!? (yok be müdür kınaya gidermiyim hiç, peeh) yada benim tanıdıklarım, benim sayemde o düğüne gidecek olanlar?! Böyle bi kuzen olacağına, en yüksek tepeye gelin olarak verilebilir... Hiçte gocunmam, aşrı aşrı tepelerdeki evlerin inşaatına da, bizzat yardımcı olurum...
Sorumluluk sahibi akraba modelini kuzenimde de inceleyebilirdiniz ama, ben daha sorumlu oluyorum bu durumda... Sorumlu hissedip, yazı bile yazıyorum, o derece...

26 Mayıs 2009 Salı

görkemli bir selam

Yok öyle bi' şey, hayatta asla görkemli selamların adamı olamadım. Ya girdiğim bir ortamda beş saat bekledim beni biri fark etsin böyle bi' hal hatır sorulsun diye, veya çıkarttım yanımdaki cep telefonumu sanki çok meşgul bir adammışım gibi kurcaladım öyle...

Tam yeri tam zamanı etiketiyle şunu da belirteyim; kalabalık bir ortamda cep telefonuyla bir kenarda sessizce uğraşan adam/kadın; muhtemelen birisi "vayy çok meşgulsün hayırdır?" tarzı çıkış yapsın diye sanki mesajlaşıyormuş gibi uğraşırken bir yandan da telefonun ışığı sönmesin diye "no" tuşuna basmaktadır... O yüzden dikkat edin, telefonların çoğu zaman ilk aşınan tuşları "no" tuşlarıdır...

Ama şunu düşünüyorum ki, erkek bloglarıysa madem, şöyle içten bir selam mı versem yoksa sessiz bir kenara mı geçsem fark edilmeyi beklesem?

Neyse, uzun lafın kısası ben de buradayım ey ahali... Uzun yazılar yazmayı da pek severim ama! bilmiyorum hiç tanımadığınız bir insanın kırk satırlık zırvalamasına nasıl katlanacaksınız...

Son olarak ilk defa burada kullandığım brokoli'nin kaynağını da belirteyim de içimde ukde kalmasın: Şafak Sezer'in vodafon reklamındaki diyaloğundan esinlenerek(ne esinlenmesi direk apartarak) kullanacağım, ama işin kişisel boyutuna gelecek olursak; toplumsal bir yara olan brokoli nefretini daha da artırmaya çalışacağım. Yok yok, ben cici biriyim niye nefret edesiniz ki benden?