30 Eylül 2009 Çarşamba

Sorunsal

Arkadaşlar,

Madem hatunuz er milletini bilmiyoruz çözemiyoruz. Sorunsalımızı ortaya koyalım da akıl versin er kişiler.

Bir adam neden durduk yere saldırganlaşır? Ortada hiç bir mesele yokken neden çatmak için yer arar?

27 Eylül 2009 Pazar

Toplandık

Acayip toplandık millet...

Blogun tek hatunu benim ya:)) Akıllara ziyan ballıyım. Taksimin orta yeri peşimde gencinden, yakışıklısından yazar gruhu.... Nasıl havalı yürüdüm yolarda bilemezsiniz.

Valla yedik içtik, bol bol güldük... Gelmeyenlerin eksikliğini de hiç hissetmedik...

Bu buluşmadan ne anladık derseniz...

1 ) Ortamdaki tek bayan olmanın avantajını bir kez daha teyit ettik.
2 ) Diğer bayanlar yazarlık için müracat etmesin, reddetmeye karar verdik.
3 ) Daha sık buluşmak kaçınılmaz oldu.
4 ) Kesinlikle çarpışan otolara binip bol bol çarpışacağız.
5 ) Seks hayatlarımız çok karmaşık, konuşmayacağız.
6 ) Bız bızın pipisi için fon oluşturacağız.
7 ) Bizden daha ciddi kararlar bekleyenler, beklemeye devam edebilirler:)))

26 Eylül 2009 Cumartesi

Büyük düşünen düşleyen erkeklere? Bu ne nan!

ya facebookta booklayıp duruodm..sağ taraftaki ilan dikkatimi çekti.. allaım dedim ne biçim bir PR rezilliği :) büyük düşünen erkeklere...reklam belli..penis büyütme aleti , kremi ya da her neyse..tıklayın nan dio..bamya gibiyse , at billuru gibi olsun dio :) 

işin gıcık tarafı sloganları garip..büyük düşünen erkeklere...sanki bir erkek büyük bir *arrak hayal ediomş gibi olyor...gay miyim nan ben :) nie büyük hayal ediyim.. büyyük olsn istermsnz gibi birşey olsa eet mantıklı olabilrde nie büyük dşüneym :) bir büyük olsa da şimdi yesek mi diycem :P 

gay olanlar iiçin güzel bir reklam ama benm gibi heterolar için değil :) 



25 Eylül 2009 Cuma

Ey Blog Ahalisi..


Starbucks özentilerinin düzenlediği çakma toplantıları bırak..

Can'ın düzenlediği açık hava, Sersang kardeşimizin düzenlediği Ankara buluşmasına katıl..

Sucuk ekmek vaadiyle İstanbula getirilen çocuğa acı.. Ankaralı olduğu yüzüne vurulup aşşalanan insanın halinden anla.. Katılma çakma toplantılara..

Hey sen Kadın okuyucu.. Alper ve S.m'nin yaratmaya çalıştığı erkek hegomanyasına karşı dur..
Sen erkek okuyucu.. N'zaman blogu kıskanmayı bırakıp yorum yazdınki buluşmaya katılacaksın..
Sen işçi.. Hakkını ara..
Sen Obama.. Bırak bu işleri..

Hatırlayacağınız gibi bu buluşma fikride benden çıkmıştı.. Teknik sebeplerden ötürü saf dışı bırakılmamı karıştırma şimdi okuyucu.. Zaten bir fikir, proje çıkacaksa o mutlaka benden çıkar.. Bu kadar iddialıyım.. Her gün yeni bir projeyle çıkıyorum Alper'in karşısına.. Bilir..

Yaza kadar böyle suyu çıkmış basit cafe buluşmaları olsun.. Yaz gelince annemizin babamızın elini öpüp helallik alalım, S.M. abimizin karavanına binelim düşelim yollara.. Önce Ankaraya gidelim, alalım Sersang'ı.. Sonra Karadenize gidelim, yaylalara..
Horon teperiz.. Ben size tulum çalarım Alperde duruşunu sergiler..

Volume 99: The Vampire

İnsanların geçmişten günümüze bir fantezisi olagelmiştir ölümsüzlük. O kadar çok arzulanmış bir başka durum daha var mıdır bilmiyorum. Ölümsüzlük o kadar çok istenmiştir ki onun uğruna ruhun şeytana satılması hususunda pazarlık içeren kurgular bile yaratılmıştır. Ölümsüzlük karşılığında şeytanın uşağı olmak... "Lucifer, köpeğin olayım!"

Bir ölümsüzlük isteği tezahürü de kurgusal alanda hayat bulan vampirlerdir. Vampire gelince olay bir adım ileri taşınmış ve madem bir fanteziye bulaştık neden daha iyisini kurgulamıyoruz denilmiştir. Nedir bu amcaların dikkat çeken bir diğer özelliği, kadınlara karşı mıknatıs etkisi yaratmak! Her ne kadar son dönem kadın vampirler peydah olsa da aslen bir erkek zihni üretimidir vampir. O yüzden de söz konusu çekim etkisi kadınlar üzerinde oluşan bir erkek vampir gücüdür. Bu amca kadını çeker, çeker, çeker ve iliğini kurutana kadar etinden kanından faydalanır; içini boşaltıp fırlatıp atar bir kenara. (bkz: vampirle görüşme filminde lestat karakteri)

Dedim ya erkek zihni üretmiştir vampirleri diye, erkek zihninin kusurları o yüzden ona da sirayet etmiştir. Bildiğin sıradan erkektir kadın karşısında vampir; işi bitene kadar! Öper, emer, sever ve vakti zamanı gelince de sözde soylu bir şekilde terkeder. Tabi şimdi söz konusu olan vampirler olunca biz ölümlüler gibi "hanım sen 40'ına geldin, bozduralım da seni iki 20'lik yaptıralım" demezler. Amcamda vakit bol, ölmesini bekler. Ölünce de gider yenisini bulur, dert mi tasa mı vampire? Zaten kadını mıknatıs gibi çekiyor.

Şu en son çıkan vampirli romantik filmi izlemişsinizdir: Twilight! Bütün kadınlar ayıla bayıla izledi filmi ve oradaki malak vampir Edward'a hasta oldular. Pudra şekeri kılıklı herif öyle bir romantikti ki vampirlere duyduğum saygı yerle bir oldu. Neymiş efendim, bunlar hümanistmiş de hayvan kanıyla idare ediyorlarmış. Sonra hep liseye gidiyorlarmış, ben malım üniversite sınavlarını kazanamadım demiyor da... Neyse, konuyu dağıttık, toparlayalım.

Filmin sonuna doğru hatırlarsanız, sürekli dudağını ısırıp, bulanık bakışlar fırlatıp seksi olduğu izlenimi yaratmaya çalışan hanım kızımız Bella, Edward'a ısır beni de sonsuz aşkı yaşayalım gibi bir teklifde bulundu. Netice de hatun, ölümsüzlüğün bile romantiğini istiyor. Her neyse, eleman ısırdı mı? Elbetteki hayır! Biraz düşündü ve olmaz, sana bu kötülüğü yapamam, lanetlenmene göz yumamam gibisinden laflarla kıvırdı; film bitti. Ben size söyleyim, kız beni ısır deyince bu bi düşündü: "Ulan şimdi bu kızı ısırsam aldık başımıza belayı, sonsuza kadar çekilir mi lan? Şaka gibi be, bır bır bır sonsuza dek başımın etini yer bu. İyisimi ben bir yalan bulayım da ısırmayayım bunu" dedi ve malum yalanı sıktı. Yani neticede erkek be bu? Şu ahir ömrümüzde bile nice insan bir çiçekle geçer mi tüm bahar derken, koskoca sonsuzluğa tek bir hatunla mahkum olmak cehennemde kazan dairesinde çalışmak gibi birşey olsa gerek.