8 Eylül 2009 Salı

Bir Kadının En Mükemmel Aşkı Olmak İçin...

bir kadının hayatında vaz geçemediği, hastalıklı bir şekilde bağlandığı ve kopamadığı adam olmak istiyorsan,
*ilk birkaç ay tüm yeteneklerini, ne olduğunu, nasıl olabileceğini gösteren hareketlerde bulun. inanılmaz anlayışlı ol, neyin var neyin yok ortaya koy, çabala, savaş, mücadele et, romantik ve anlayışlı, ileri görüşlü bir erkek olabilitenin yanı sıra, söz konusu başka bir erkek olduğunda, bir barbardan daha acımasız ve erkek olabileceğini hissettir. deli gibi sahiplen, kıskan, kıskandırma, ucu açık cümleler kurma, düşünmesine mahal verme kadının... düşünmeden, üzerine fikir yürütmeden hayran et kendini...
*yine ilk birkaç ay ev işlerine yardımcı ol, maharetlerinden kendini övermişçesine, alakasız anlarda bahsetmek yerine, yeri geldiğinde kullan, bunu yaparken de, "ne kadar da güzel yaptım-yapıyorum-yapacağımdır" mesajını düzgün bir dille anlat... sürprizlerden, değişikliklerden mahrum bırakma... kültürünü, bilgini, görgünü kullanmaktan çekinme... eksiklerinin olabilirliğini kabullenmiş gözükürken, bunlar için kapatıcı yetiler geliştir...
*tüm bunları yaparken, yapmacık olan herşeyden kaçıyormuş gibi yap. mesela popülerliği tavan yapmış esprileri kullanma. espri yapacağım diye zorlama bünyeyi ve iğrenç espriler çıkartma ortaya, yeteneklerini, emin olduklarını kullan... kendinden önce, onu düşünmeyeceğini biliyoruz ama, öyle olduğunu hissettir karşındaki kadına...
*kadını sorularla boğma, kadınlar soru-cevap şeklinde gelişen tanıma-tanınma ritüellerinden haz etmezler... gayet dikkat kesil yaşanan herşeye. ayrıntıcı ol ama bu ayrıntıcılığı çıkan ufak tefek tartışmalarda paranoyak fikirlerle belli etme. bunu, birkaç ay önce yaşanan bir olayın geyiği döndüğünde herşeyi dün yaşanmışçasına hatırladığını belli ederek yansıt karşı tarafa...
*çok önemsiz gözüken sohbetlerde anlattıkları bile, kadınlar için çok değerlidir ve hatırlansın isterler. yapılan şeylerde, edilen sohbetlerde not alma şansın olmasa bile replikleri tekrarla zihninde, kalıcı olmalarını sağla, gerekirse kendini unut, onları unutma...
*şekilden şekle gir o istediği müddetçe. birkaç hafif konu bularak, o konularda da fikrini sonuna kadar savun, asla rengini değiştirme. böylelikle onun istediği herşeye kayıtsız şartsız katılım gösterirken, katı kurallarla kişiliğini koruyan bir erkek olduğunu da, hissettir karşı tarafa... asla yaptıklarından söz etme, "ben senin için bunu bunu yaptım" diyerek başına kakma, yaptığın şeyleri unut, konusu açıldığında önemsiz şeyler olarak görüp, onun için yaptığında değer kazandığını ve onun için önemsiz şeyleri yapabildiğin için mutlu olduğunu dile getirmeken öte, hissettir... geleceğe, yapacaklarına odaklan veya böyle gözük...
*onun yaşantınıza dahil ettiği herşeyi sev. bu eski sevgilisinin armağan ettiği birşeyler de olabilir, ilgi duyduğu ve onunla vakit geçirirken hoşlandığı bir başka adam da...
*ve tabii bunu yaparken hiçbir başka kadını yaşantınıza dahil etme. arkadaşlarınla, hatta dostlarınla olan randevularını gerekirse onun için iptal edebileceğini dile getirmektense, bunu uygula...
*her kadın ilgiye alakaya düşkündür. insanüstü çabalar sarf edip ilgi manyağı haline getir. bunu yaparken de gerçekten içinden gelerek yap... yapamıyorsan da, yapaylık kokusu salmasın hareketlerin...
ve evet. ilk birkaç ayı geride bıraktık. hiçbir kadının mükemmel erkek diye bir şey yoktur aklında, kadınlar kusur bulmakta ustadır ve gerçekten mükemmel bir erkek dahi olsa, ona da bir kulp takarlar. mesela cristiano ronaldo diye ünlü bir futbolcu var ve eski sevgilisinin onun hakkındaki açıklamaları şu yönde; "penisi küçüktü." evet, açıklama bundan ibaret... adam gayet yakışıklı, yeteneğiyle inanılmaz paralar kazanıyor, şöhreti, maddiyatı akıl almaz derecede, ama gel gör ki kadın ayrıldıktan sonra darbe almasına yetecek "büyük"lükte bir açıklamada bulunmuş... o adam mükemmel olamıyorsa, sen hiç olamazsın, şüphen olmasın...
mükemmel olmak gereksizdir zaten... izlediğin yol sayesinde ideal, romantik, sahiplenen, kıskanan, mütemadiyen ilgilenen bir erkek oldun hatun kişisinin gözünde. peki ya şimdi ne olacak dediğinizi duyar gibiyim... buyrunuz maddeleyelim...
*aslında bunu tek bi maddede toparlayabilirim... ilgisizleşeceksin. ona sağladığın her imkanı, bir bir geri çekeceksin... görüşme talebinde bulunmayıp, ondan gelen görüşme taleplerini de geri çevireceksin. bunları yavaş yavaş, alıştıra alıştıra yaparken, hayatındaki tüm erkeklerden rahatsız olup, onlarla olan ilişkisini zayıflatmaya teşvik edecek, sorun çıkaracaksın ve bunu kıskançlık olarak algılamasına yardımcı olacaksın... böylece ilgi manyağı ve prenses formatına soktuğun kadın, mutluluğu senden başka hiçkimsede bulamayacağını ona sunduğun imkanları zayıflattıkça daha iyi anlayacak. hayatındaki erkeklerle arasına mesafe koymanı istediğin için başlarda kızsa da, sendeki değişimi görüp o mesafeyi koymazsa seni kaybedeceğini düşünecek ve senin istediğinden daha sağlam, daha gerçekçi mesafeleri yerleştirecek ve bunun sonucunda hayatında senden başka hiçbir erkek kalmayan kadın, senden başka kimsenin onu sevmediğini, hoşlanmadığını hatta ilgilenmediğini düşünecek... sonrası malum. sen değiştikçe o seni elinde tutma, kaybetmeme adına çabalayacak. bu çabalarda kendine verdiği sözleri hiçe sayacak, sadece senin istediğin şekilde şekillenmek adına mücadele edecek... ve bu ilişkinin ilk aylarında hiç yorulmadan sürdürdüğü, şimdilerde ise aşırı yorulup yıprandığı için kendini suçlayacak, suçluluk duygusunu azaltmak adına daha fazla çabalayıp, daha fazla yorulacak ve sen ne istersen, ne dilersen anında gerçekleştirmek için çırpınacak... bir madde daha...
*bu da yetmeyecek. bu gidişattan memnun kalacaksın çünkü bir yerde geyşadan hallice bir kadın olmuş olacak hayatında. ama söz konusu olan iz bırakmak, "en çok sevilen erkek" mertebesine ulaşmaksa yaşantınıza herşey aynı gidiyormuş duruşunu koruyarak, bir kadın dahil edeceksin ve bu kadınla ilişkin gayet sağlıklı, düzenli olacak. onunla aktivitelere dahil olacak, cafelere, barlara, pikniklere ve gezilere akacaksın... yeri gelecek, sevgilinle önceden yaptığın bir planı iptal ederek arkadaşınla yapmayı kararlaştırdığın birşeyleri yapacaksın. yeri gelecek arkadaşınla birşeyler yaparken, şarjın bitecek. önceden saatlerce elinden düşüremediğin, kendini sevgilinle konuşmaktan alamadığın telefon konuşmaların, maksimum üç dakika sürecek ve bu konuşmalarda da, gayet renksiz, mat bir ses tonu seçecek ve uygulayacaksın. sen bunları yaparken de, onun evde-işte senin şuan ne haltlar karıştırdığına dair paranoyak hesaplar yaptığından emin olacaksın. o hissettirmemeye çalışacak, zaten seni kaybetmek üzre olduğunu düşünerek, hislerini açığa vuramayacak, sen de hiçbirşey olmamış gibi davranacak, hatta o hayatında yokmuşçasına özgür ve rahat olacaksın... telefonun her daim çalacak, özellikle, sevgilinle otururken çalacak... ve konuşma süreleri hep uzun tutulacak... sorunun sende değil, onda olduğu içten içe hissettirilecek böylelikle... o sorunu kendisinde ararken, seni de istemdışı gözünde büyütecek ve "ulaşılmaz erkek" mertebesine çıkararak, senden başka hiçkimsenin ne ruhunu, ne de vücudunu tatmin edemeyeceğine kendini inandıracak, inandığı şeyleri hayatında uygulamaya koyacak ve hiçbir erkeği gözü görmeyecek...
bu noktaya getirilmiş, yorgun düşürülmüş ve ikilemde bırakılmış kadına bundan sonra uygulanacak adımlarsa şöyle:
*uzunca bir süre görüşülmeyecek. kesinlikle aranmayacak, mesaj-mail atılmayacak. hayatından çıkmış gibi rahat, aynı şekilde özgür olunacak. sen bunları yaparken, ortak arkadaşlarınızın görüş mesafesine arkadaşlarınla eğlenirken, başbaşa yemek yerken v.s. gözükmeye önem göstereceksin ve haberin ona ulaşacak. o evde seni tekrar hayatına dahil etmek üzerine planlar yaparken, senin için herşeyden vaz geçebileceğinden söz eder ve bunu tüm benliğiyle kabul ederken, sen sözde ikinci kadınla boy gösterip, gününü gün edeceksin. aradığında telefonlarına çıkmayacak, mesajlarına, maillerine cevap vermeyecek, ola ki karşılaşırsanız acelen olduğundan dem vurup, görüşmeyi çok kısa tutacaksın... bir süre bu düzeyde ilerleyen "vaz geçilmez erkeklik" serüveninin son noktasında onu kendinden uzun süre mahrum bıraktıktan sonra, ara sıra onunla görüşecek, vakit geçirecek, o geçirdiğin vakitlerdeyse, sorunları konuşmak yerine, onsuz geçirdiğin zamanlarda sözde yaşadığın zorluklardan dem vuracaksın. onu ne kadar özlediğini, ne kadar çok sevdiğini, nasıl kıymet verdiğini dilinden düşürmeyeceksin... cesursa ve "madem bu kadar seviyosun, nedir bu yaptıkların" diyebilirse, espriye vurup, hiçbirşey yokmuşçasına davranacaksın...
sonrasında istediğin bir zaman bağları tamamen koparmak, ayrılmak istediğine dair güzel bir konuşma-mesaj-mail döşeyerek, tarifi tamamlayacaksın... bunda da karşı tarafı suçlamak yerine, kişisel sorunlarının olduğunu, asla onun bir suçu olmadığını, onu hep sevdiğini, seveceğini falan zırvalayacaksın ve bingo! artık bir kadının "en büyük aşkı"sın...
tabii bunları, bir kadının hayatını mahvetmek ve kendini bir ömür boyunca pislik gibi hissetmeyi göze alarak, gerçekten bir pislik olduğunun farkındalığına vararak yapmalısın... bir insanın ahını alıp, ömür boyunca vicdan azabı çekmekte, bunun yanında hediye!
burdan şunu da çıkartabiliriz. ben, hiç kimsenin "en büyük aşkı, aşığı" olamayacağımdır. ama en iyi, en güzel, en şu, en bu, yani enlerin aşkı olmak bu yoldan geçiyorsa ve bunlar gereksiniyorsa, varsın olmayayımdır...
ps: varsayım ve hayal gücü ürünüdür... pislik iseniz bile, lütfen evde denemeyin... insanların hayatlarıyla, duygu ve düşünceleriyle oynamayın...

19 yorum:

Bızbız ve Bıtbıt Bir Hayat Hikayesi dedi ki...

yeni başlayanlar için ilişki kitabına cuk gider...hit olur kardeşim valla..mikemmel yazmşsn nan :)

acı mutluluktur dedi ki...

aferim size..

Nigar dedi ki...

Ne uzatıyorsunuz ki, kadının unutulmazı olmak isteyen kadına yüz vermesin. Kadın kısmı mazohist. Ne kadar kötü davranırsan, o kadar kopamıyor.

Sanırım beni sevecek deyi hırs yapıyor.

Bızbız ve Bıtbıt Bir Hayat Hikayesi dedi ki...

nigara + rep gidyor burdan :)

StummScream dedi ki...

Önce bulalım gerisi kolay.

maça kızı dedi ki...

kesinlikle doğru tespitler...

polly dedi ki...

vay..

aysun dedi ki...

İlk baştaki safhayı gerçekleştirebilecek erkek sayısı o kadar azki:)
Yani hatta bence hiçç öyle bi erkek çeşidi yok.
Ama kadın o safhayı yaşamadan da hiç ilgi gösterilmeyerek, yüz verilmeyerek bu aşamaya getirilebilir.
Biz kadınlar acı olmadan yaşıyamayız çünkü:)

Sersang dedi ki...

Mazoşist kadınlara sevgiler, saygılar (:
Kamuoyu Nigar'dan yazılı açıklama bekliyor! :p

Nigar dedi ki...

Sersang itin olur yazılı açıklama da , işin özü şu. Ne kadar beğenmeyip tepeden bakarsan, kadın o kadar bileylenip kendini beğendirme yarışına giriyor. Hastalıklı mı? Evet ama yöntem bu:)

Sersang dedi ki...

Hal böyleyse ne diyebilirim ki "yazık"tan başka? :)

Stresella dedi ki...

Yazıdaki kadının halini düşünüp, resmen üzüldüğümü hissediyorum :/ İnsan insana yapmaz böyle bir şey..

Ve aynı samimiyette bir yazı daha bekliyorum blogun diğer yazarlarından;) O da 'Bir erkeğin en mükemmel aşkı olmak için' olsun. Olsun mu ? Hadi olsun! :)

İ.x.İ.r dedi ki...

vay vay vay..

* ßayanku$ ^^ dedi ki...

Cok profesyoneL bi şkLde anLatıLmış doğrular.
Tebrik ediyorum

Çatlak Çariçe dedi ki...

hatun delirtme el kitabı. tartışmasız yazarı sen olurdun, gelir imzalatırdım. bu ne lan, öldür kızı daha iyi :D

Serzeniş Meraklısı dedi ki...

@çatlak çariçe; sadece mantık yürüttüm :)
keza bunu, onbeş dakikada falan yazmıştım. yapılması planlandığında, çok daha delirtici, etkileyici, delici, yakıcı, yıkıcı bir plan ortaya çıkabilirdi ama böyle şeyler, taslak olarak bile kalmamalı. biz eğleniyoruz burada :D

Çatlak Çariçe dedi ki...

tabi canım biliyorum yani işi ciddiye vurup tartışma yaratmak için yorum yazmadım :D esprisi bi' yana güzeldi :D

Frappem dedi ki...

bencce yanlış nekadar kaçar ve nekadar az değer verirsen karsındakı kadına okadar koşar peşindennn

ZED dedi ki...

blogunuzu yeni keşfettim hemen hemen fdikkatimi çeken bütün konuları okudum sabahtan beri. keyifli yazılar olmuş ellerinize sağlık.

sadece bu konuya yorum yazmak geldi içimden. ben buy yazınızdaki 2. evre yani kaçmaya başladığında erkeği umursamayan ve erkeği sırılsıklam aşık edip kendi kazdığı kuyuya düşüren kadınlarda tanıyorum :))

yapılması gereken bence erkeklerin kadınları kadınların erkekleri iyi tanıması ve hiç kimsenin vazgeçilmez olmadığını aklından çıkarmamasıdır ilişkiye başlarken de bitirirken de..

vazgeçilmez olmadığı hissettirilen hiç kimse erkek veya kadın farketmez 1. evredeki tabirleri uygulamaktan vazgeçmez. e ikiside biliyorsa vazgeçilmez olmadığını tadından yenmez:))

her gün gidecekmiş gibi bakarsan ilişkine bence çok emek verir insan....