18 Temmuz 2009 Cumartesi

RUMUZ: EMİNE ALBAYRAK

Dün Erkek Bloglarındaki ''Acil'e gittim döneceğim'' yazısına gelen bir yorumun hikayesini okuyacağız hepimiz..

-Merhaba,
Sayfanıza sanırm ilk yorumum olacak.Yazınız benim için artık sıradan denilebilecek kadar basit ve aciz bir yorumla yazılmış.Sizin gibi bir kişiliğin bu kadar sığ denizlerde yayın yapması ve bir grup insan topluluğunun da buna prim vermesindendir ki mesleğim böyle dillere düşüveriyor.Çok mühim mi derseniz aslında değil.Ama uğraşıcak ve yazacak daha mühim konuların olduğu bir dönemde kısır bir döngüyle aynı muammaları bahşetmeniz beni sadece düşündürdü..
Neyse sağlıklı,gerçekçi,boşluktan öteye bir adım atacak yarınlara...-
Rumuz: Emine Albayrak

Emineciğim.. Kadınlaryazıyor gibi blogları okuyup okuyup buraya girmen bu yorumda etkili olmuş anlaşılan.. Bu yazı sana ve senden öncelikere.. Tabi sonrakilerde olacağını bilerek..

Eleştiri..
Rencide eder yanı varmı tartışılır.. Ha benim gibi mezhebi geniş adamlar için yok.. Ama olsun.. Erkek Bloglarının olaya el koyması; ilk açıldığımız günden beri yaşadığımız sorunları artık yaşamamak için konuşması gerekiyordu.. Benim bu bloga yazdığım ilk yazı da (ilk yazım) ciddiye alınıp baya tepki almıştı.. O kadar tepki ki iş yorum kısmını kapatmaya kadar gitti.. O günde aramızdan biri çıktı; yazdı yazdı..

Ama nafile.. Yazılarımıza gülen kafa, somurtan surat, dil çıkarma gibi ifadeler koymadığımızdan dolayı algılanamıyoruz.. Çok ciddiye alınıyoruz.. Kadınlaryazıyora sataşayım, (kendi blogumda üzmezi kötülemiştim) burda H.Üzmezin tam boy resmini yayınlayayım diye düşüncem gelebilecek sığ düşüncenin doğurduğu bu tarz yorumlar yüzünden düşüncede kaldı.. Tıp ki; bir çok makara konusunu da katılmadan, düşünmeden, empoze etmeden okudukları için atlamak zorunda kaldık..

Bu blogdan ciddi birşeyler beklemek heralde imkansız.. Giriştede bahsettiğim gibi izleyicilerimizin başka blogları okuyup, bu blogu, yazarları aynıymış gibi görnesi, öyle istemesi n'yazıkki gerçek..


not: bu yazıda yerden yere vurmak, suratına çarpmak, rencide etmek ve bu yaptıklarımıda işime bağlamak istiyordum ama yapamadım..
ha birde bloguna girdim, baktım gayet güzelsin.. ben hemşire olsam, çirkin olsam senın yazdıklarını düşünürdüm de.. yaşın küçük olsa seni alırdım diyeceğim ama daha büyük laf işitmekten korktuğum için diyemiyorum.. iyi tatiller.. dinlen gel.. yeni acı yorumlarını bekliyorum..
nasip, kısmet..

15 yorum:

Emine ALBAYRAK dedi ki...

Sevgili Can,
Madem bu kadar gündeme düştük cevap hakkımı kullanıyorum..
ve
soruyorum bloğunuzun amacı nedir..?
Başkalarının haklarına sürekli saygısızlık eden,aldatmak ve üzmek ilk hedefi olan..
genelde başkalarına verdikleri zarar karşısında duygusuz,umursamaz oluyorsun anladım ki..bu acımasızlık insanlara ve sevdiklerinle ilişkilerinde bile esas oluşturuyor sanırım..
acıma duygun bile yok olsa gerek ki bu yorumu bu sayfaya taşıyabilecek kadar.hatta bi olay karşısında olay yerini terk edip arkana bile dönüp bakmıyorsun anlaşılan..bunla da kalmayıp sıkıştığını hissetiğinde hayatındaki önem verdiklerini bile silebiliyorsun...
{bunlar da nacizane bloğunuza göz gezdirdğimdeki edinilmiş izlenimlerimden yola çıkarak yorumum..}
"boş teneke çok ses çıkarırmış"..maksat ortalık karışsın demek! :))

aysunn dedi ki...

burada cevap vericek kişi ben değilim ama gerçekten saçma bir pılemik olmuş.
emine hanım yapmanız gereken gülüp geçmek.
bu blogları yazanların amacı bu mesleği aşağılamak olsaydı yazının sonuna kadınlar hangi mesleği böyle düşünüyor vs. vs. tarzında bi not düşülmezdi.
bence sizde hayatı akışına bırakın ve cevap olarak erkek hemşirelerde bana seksi geliyor diyin bitirin konuyu:)
hayat çok da ciddiye alınmayacak kadar kısa:):)

brokoli dedi ki...

Emine Hanım sizi temin ederim ki boş tenekelikle yakıştırdığınız insan yaşıtlarını katlayacak kadar dolu biridir, bunu kah blogunda kah sohbetinde anlayabilirsiniz...

Olay şu sanırım, hemşirelerin seksi bulunmasına alınan bir adet yorumcumuz ve geri adım atmayan bir adet yazarımız var.

Ki Can yazdığı bu yazısında pek bi' ılımlı yaklaşmış ve olayı net bir şekilde açıklamış...

Ancak Emine Hanım olayı Can'ın yaşamına döndürmüş ve tespitler sunmuş, haklıdır haksızdır bilemem ama yaptığı kaçak güreşmektir...

Serzeniş Meraklısı dedi ki...

emine hanım; kurucu yazar olarak (öhöm öhöm) şunu söyleyebilirim ki; beyazlar içindeki her kadın, erkeklerin zihinlerinde canlandırdığı "melek" resmine o kadar uygundur ki, (erkekler kıt bir hayal gücüne sahiptir evet, melek denilen şeyi beyaz elbiselerle hayal ederiz evet :Pp) ve erkekler zihinlerinde canlandırdıklarını realiteye vurduklarında o kadar bulamazlar ki... hemşireler bu yüzden sürekli revaçtadır... (pembe de giyerler, bayılırız pembe renge, yeşilde giyerler, yeşili de severiz... ama beyaz... oyy...)
ayrıca pornografi sektörünün mesleğinize yaptığı bu büyük yatırımı, neden bu kadar kötümser bi gözle seyrettiğinizi ve karşıladığınızı da esefle kınıyorum...
güzel olmayan her hemşire, erkek cinsinin ergenlikte izlediği porno yayınları yüzünden "sexi" diye niteleniyor... daha ne olsun, daha ne olsun yahu! rant sağlanabilecek bir meslek, ne güzel!
(efenim, bunlar tabiki işin cıvıklığında seçilen sözcükler... mesleğinize saygısızlık olarak algılamayınız lütfen... açıkçası kadınların en büyük telaşı karşı cinsten ilgi duymaktır, -cinsel tercihiniz farklı yönlerde gelişmiş ise, lütfen bu yorumumu es geçiniz... siz; herşeyden önce mesleğiniz yüzünden revaçta ve sürekli konuşulur bir halde ve sürekli ilgi duyarken, nedir bu rahatsızlığınızın nedeni? onu anlayabilmiş değilim ben... kadınlar ilgi çekmek, ilgiyi diri tutabilmek için, neler çekiyorlar sizin haberiniz var mı! -böyle de yerden yere vururum... biraz şükredin yahu! biraz şükürbazlık, lütfen!)
parantez içini de boş verin... biz insanlara saygısızlık etmek için açmadık bu blogu... erkeklerin yaralarını, sorunlarını tartışmak için bile açmadık belki... biz eğleniyoruz efenim... keza sizin de eğlenmenizi amaçlıyoruz. eğer sizin espri anlayışınızda veya eleştiri kaldırıp kaldıramamanızda bir problem varsa, çok basit bir yöntem olan okumamayı seçebilirsiniz. biz istedik ki, çok ciddiyete sarmadan, hayatta her boku öğrenmiş ve guru olmuş pozlarına yatmadan, insanları eğlendirerek kadınlar hakkındaki fikirlerimizi, aklımızdaki kadınları, normalde söylemeyemediklerimizi ve olmalarını istedikleri yeri yazalım... erkeklerin yaşadığı yaşayacağı sıkıntı/problemleri de, ciddiyetin şeyine su kaçırmadan anlatalım... diğer yazılarımızı da okumuşsunuz... sıkı ama bir o kadar da dar görüşlü bir feminist değil iseniz şayet, bu blogun espri ve haylazlık koktuğunu zorluk çekmeden anlayabilecektiniz...
lütfen en kısa sürede erkeklere karşı duyduğunuz ön yargılarınızdan kurtulunuz... (ön yargılarınız, değerlidir esasında, yılların birikimidir... ama burada gördüğünüz ve sığlıkla yaftaladığınız yazarların hiç biri, sokakta gördüğünüz profille uyuşmuyor maalesef. üzülerek bildiriyorum ama evet; biz farklıyız efenim... o yüzden ön yargılarınızı sivriltip bize de batırmaya çalıştığınızda, ön yargılarınızın ucu eğrilebilir, maazallah, size eleştiri olarak dönebilir... sizi düşündüğümden...)
bu kadar herşeyi kafanıza dert etmeden geçireceğiniz güzel günlere...
(sağlık sektöründesiniz, maazallah psikolojinize dikkat etmelisiniz... sağlık sektörü bi yerde de hizmet sektörüdür, değil mi? sağlıklı bir psikolojiniz olacak ki, sağlıksız olan herşeyi sağlığına kavuşturabilesiniz...)
sevgiler gönderiyorum emine hanım. baş hemşire olmanız dileklerimle...

Emine ALBAYRAK dedi ki...

Sevgili Aysun ve Brokoli,
*çan çannn ay lafınızı balla kestim..
ortada fol vaa yumurta va!
Canla eminenin derdi sizi mi gerdi ne bu senkron ne bu celal!!! :)

Emine ALBAYRAK dedi ki...

Sevgili Serzeniş Meraklısı,
{Beyefendi hazretleri}

Öncelikle kulaklarınızı iyice açmanızı ve idrak gücünüzü bir parça daha fazla kullanmanızı rica ediyorum.
Her kadın aslında biraz cadıdır yerine göre*erkelerin;saf ve zaaf dolu olduğunu savunsak aynı kapıya mı çıkarız acaba? kadınlar ayrıntıdadır*irdeler,sorar,konuşur,işin peşini bırakmaz(kaçak güreşiyormuşum yaa),sorgular,çözüm arar..erkekse kapıyı çarpıp gitmeyi tercih ederken kadfın iletişim yolunu kullanmak ister.işte bu yüzden cazgır görünümü sergileriz.napalım bu da bizim kaderimiz..bunlarla uğraşacağız.. ömür boyu anaları pofpoflayıp bizim başımıza sarıyor,kendi donlarını çamaşır makinesine atmak için bile karısına ihtiyac duyan bir cinsten bahsediyoruz yani erkeklerden!!!
Aslında koyversem süper yazıcam ama bir bloğun kapatılmasına kadar gider.neyse ne bu bloktan ne de burdan bana fayda yok..luv yu sevdiklerim üstüne alınsın...
hadi bana eyvallah!!!

aysunn dedi ki...

hoşçakalın:)
(senkron kurmada yardımcı olmamıda beğenip takdir ettiğiniz için ayrıca teşekkürler emine hanımm:)

Can dedi ki...

walla ya ben ablamı sevdım takılmak ıstedım..:D

Can dedi ki...

emıne bacım bızı assalasada bos koyun..:D brokolı, aysun, bos koyun..:D

Nigar dedi ki...

Beğenmeyenin okumama hakkını kullanacağı bir platformda bir şeyleri kişiselleştiren Emine, bu blogda yazı yazanardan birinin dikkatini çekmeye çalışıyor ama hangisinin bilmiyorum. Umarım ben değilimdir:)

Zira, bir insan diğerine durduk yere saldırıyor ya da ortaya atılmış bir lafı üzerine alıp saldırıyorsa ondan hoşlanıyordur.

Can dedi ki...

ben dedımya yasın kucuk olsa alırdım dıye.:D

brokoli dedi ki...

Hayır,, anlamadığım nokta şu; eğer kendisine arka çıksaydım da beni kendisiyle senkro olmakla suçlar mıydı?

Hepimiz özgür bireyleriz, kendimize ait bir beynimiz mevcut, istediğimiz konuda görüş bildirme hakkına sahibiz - bu herkes için geçerli olmasa şak diye engellenirdi bir takım yorumlar kadın bloglarında olduğu gibi...

Can dedi ki...

cok dogru.. yorumları onaylama ıhtıyacı duymamamızda bunun en acık gostergesı olsa gerek..

fatih kuru dedi ki...

emine hanıma ammada yüklenmişler he bu millet böyledir işte minibüste herkez öf pöf eder çok kalabalık içerisi kokuyor diye ben kalkıp kaptan yeter artık yolcu alma şu kapıda az açık kalsın boğulduk kokudan yazgünü sıcak ter ayda bir yıkanan insanların üzerinden çıkan yeşil buharlar :) fakat kaptanla ağız daşına girdiğiniz anda hiç kimsenin gıkı çıkmaz hani o öfff püfff diyen halkımız varya ooooo keyfinden okadar memnundur ki sorma gitsin ve tamda orada kaptan dönüp bana derki arkadaşım bak senden başka kimse şikayetci değil beğenmiyorsan taxi tut ,al bide burdan yak . yani bizim insanımızda hiç bir zaman bitmeyecek yalakalıkla karışık büyük korkusu oldukca daha çok kaptandan fırça yeriz biz ve daha çok yazar yazar çizer bizi bu millete yalakalık olsunda çamurdan olsun anında harcarlar sizi okkadarrrrrr.

mete cakar dedi ki...

Merhaba ben Metehan azgın bayanlar arayın tanışalım sonrası malum yani artık yüzünüz gülsün mutlu olun yalnız gizlilik şartıyla azgın Metehan sizi kalın vede büyük yaragıyla sizi sekse doyursun uzun lafın kısası arayın tanışalım 05358520456